Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3881 E. 2025/2779 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3881
Karar No
2025/2779
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/324E. - 2020/326K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/298E. - 2015/194 K . sayılı ilamıyla, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde temyiz dışı vefat eden sanık ... ve sanık ...'ın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 43/1, 62/1, 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 58 (sanık ... yönünden) madeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, kararın sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ... ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2019 tarihli, 2017/7241 Esas,2019/2381 Karar sayılı ilamı ile; "....Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafinin, sanığın kaçak kazı yapma veya yapılan kazıya ortak olma iradesi taşımadığına; sanıklar ... ve ...'ın, suç işleme kastları bulunmadığına, haklarında yeterli delil elde edilmediğine; sanık ...'in, suç kastı ile hareket etmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Kolluk kuvvetlerince düzenlenen 20/03/2014 tarihli tutanakta, daha önce iş makineleriyle açılan kuyunun orta kısmında, yaklaşık 4-5 metre derinliğinde ikinci bir kuyu daha kazıldığının, kuyunun içinde ... ve ...'un iki adet hilti ile kazı yaptıklarının, ... isimli şahsın olay yerine sonradan geldiğinin ve kendisinin olay ile ilgisi olmadığını söylediğinin belirtildiği, sanık ...'ın 20/03/2014 tarihinde kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede, olay günü, oğlu ...'ın kendisini arayarak motosikletinin benzininin bittiğini söylemesi üzerine olay yerine gittiğini, “sen niçin geldin” diye soran jandarma görevlilerine olay ile ilgisi olmadığını, oğlu için olay yerine geldiğini söylediğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini dile getirdiği, sanıklar ..., ..., ... ve hakkında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ... ...'ın da aşamalardaki savunmalarında, sanık ...'ın 20/03/2014 tarihli eyleme iştirak ettiğine yönelik bir beyanlarının bulunmadığı, aksine, sanık ...'in kolluk kuvvetlerine verdiği 20/03/2014 tarihli ifadede, ...'ın babası olan ...'ın çocuklarını merak ettiği için yanlarına geldiğini söylediği, tüm dosya kapsamında, 16/02/2014 tarihli kazı fiiline iştirak ettiği sabit olan sanık ...'ın, 20/03/2014 tarihli kazı fiilinde diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter delil bulunmadığı, bu nedenle, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi ve 74/1-2. cümlesi uyarınca tayin edilen cezada, 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılmaması gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanığa fazla ceza tayini, 2-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen temel cezada, kazı mahallinin sit alanı veya korunması gerekli başka bir yer olmaması nedeniyle, aynı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerekirken, adı geçen sanıklar yönünden koşulları oluşmayan ve iddianame anlatımında da yer almayan 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca arttırım uygulandığı belirtilerek cezanın indirilmesi suretiyle hükmün karıştırılması, 3-Sanık ...'a ait adli sicil kaydındaki Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2013 tarih ve 2012/647 - 2013/769 sayılı; sanık ...'ya ait adli sicil kaydındaki Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/06/2009 tarih ve 2005/739 - 2009/176 sayılı; sanık ...'e ait adli sicil kaydındaki Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 14/06/1999 tarih ve 97/116-43 sayılı ilamlarında yer alan mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre esas olup, adı geçen sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2011 tarih ve 2011/51 - 2011/168 sayılı ilamı ile verilen 7.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, adı geçen sanık yönünden suç tarihi olan 20/03/2014 tarihinden sonra, 07/05/2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi, 5-Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde Mahkemece, temyiz dışı vefat eden sanık ... yönünden kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, sanık ...'ın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı TCK'nın, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2.cümle 5237 sayılı TCK'nın, 62/1, 53, 58 (sanıklar ... ve ... yönünden) 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, katılan vekili ve sanık ...'nin hükmü temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nin temyiz isteği; olay günü yer altı suyu bulmak maksadıyla olay yerinde olduğuna, define bulmak amacıyla hareket etmediğine, hakkında tekerrüre esas alınan ilamın şartlarının oluşmadığına, kararın usul yasaya aykırı olduğuna, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kazı yapılan yerin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli niteliği haiz olup olmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi gerektiğine, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 16.02.2014 tarihinde kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine o vefat eden temyiz dışı sanık ... ile sanıklar ... ve ...'in, mülkiyeti ...'e ait olan arazide kazı yaptıklarının tespit edildiği, sanıkların ifadelerinde ...'in arazisinde su biriktirmek amacıyla havuz kazıldığını, suça konu kazının yapıldığı iş makinasının sanık ...'dan kiralandığını, sanıklar ... ve ...'un havuzun yapımı için işçi olarak çalıştıklarını beyan ettikleri, 21.03.2014 tarihinde kazı yapılan yerde tekrar kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine ise kolluk görevlilerince olay yerine intikal edildiğinde, önceden kazılmış olan 4-5metre derinliğindeki çukurun içerisine yaklaşık 4-5 metre derinliğinde yeni bir çukurun açıldığı ve çukur içerisinde vefat eden sanık ... ile sanık ...'un tespit edildiği, olay yerinde hilti, jenaratör, çapa gibi kazıda kullanıldığı değerlendirilen araçların ele geçirildiği, diğer sanıklar ... ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ... ...'ın arazi içerisindeki çadırda dinlenirken tespit edildikleri, sanık ...'ın ise daha sonrasında olay yerine geldiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanıkların iştirak halinde define bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...'ın Yerel Mahkeme savunmasında 16.02.2014 tarihli kazıda kendisinin kepçeyi kullandığını, kazı yaptığını ancak sonraki eylemde yer almadığını beyan ettiği, sanık ...'un alınan savunmasında temyiz dışı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... ile olay günü motosikleti ile geçerken benzinlerinin bittiğini, vefat eden sanık ...'in kendilerini çay içmek için çağırdığını, olayla bir alakasının olmadığını beyan ettiği, sanık ... ...'nin savunmasında kolluk ifadesini tekrar ettiğini, vefat eden sanık ... ile sulama havuzu yapılması için ücret karşılığı patronu olan sanık ...'ın anlaştığını, kendisinin de ücret karşılığında çalıştığını beyanla suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'un alınan savunmasında, su çıkarmak amacıyla orada bulunduklarını beyanla suçlamayı kabul etmediği,sanık ...'in alınan savunmasında, sanık ...'ın patronunu arayarak havuz işi yaptıklarını söyleyerek kendilerindeki kepçenin arızalanması nedeniyl ekskavatörü kiralamak istediğini, kendisinin de bu nedenle havuz yapımına başladığını beyanla suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma öncesi yürütülen yargılamada "...suça konu arazinin yüksek bir tepede bulunması nedeniyle iş makinası ile kazılarak su çıkarma ihtimalinin bulunmadığı, bu tarz yüksek arazilerde ancak 100 metre gibi çok büyük bir derinlikte sondaj çalışması yapılarak su çıkarılabileceğinin ülkemizde tarım ile uğraşan tüm insanlarca bilinir olduğu, ayrıca yapılacak sondaj neticesinde bu derinliklerdeki suyun havuz kazılarak muhafaza edilmeyerek hidrofor veya benzeri su motorları ile yüzeye çıkarılarak tarım arazisi sulama işlemlerinin gerçekleştirildiği, sanıkların kazarken yakalandıkları alanın yumuşak toprak değil de büyük bir kaya olduğunun tespit edildiği ve hilti, jeneratör, elektro kırıcı, iş makinası ve çapa ile anakayanın oyularak su çıkarılmasının mümkün olmadığı, fotoğraflardan da anlaşıldığı üzere kazının su havuzu açmak için yapılmadığının açılan çukurların şeklinden de ve boyutlarından sabit olduğu," gerekçeleriyle sanıklar savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, " ... bozma ilamı üzerine verilen yeni esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar sanık ...'in izinsiz araştırma, kazı ve sondaj yapma suçundan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmışsa da ; sanığın 04.02.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından TCK.nun 64. ve CMK.nun 223/8 maddesi uyarınca sanık hakkında açılmış kamu davasının düşürülmesine, sanıklar ..., ..., ..., ... ...'ın da aşamalardaki savunmalarında, sanık ...'ın 20/03/2014 tarihli eyleme iştirak ettiğine yönelik bir beyanlarının bulunmaması, aksine, sanık ...'in kolluk kuvvetlerine verdiği 20/03/2014 tarihli ifadede, ...'ın babası olan ...'ın çocuklarını merak ettiği için yanlarına geldiğini söylemiş olması, 16/02/2014 tarihli kazı fiiline iştirak ettiği sabit olan sanık ...'ın, 20/03/2014 tarihli kazı fiilinde diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter delil bulunması sebebiyle sanık ...'ın üzerine atılı izinsiz araştırma, kazı ve sondaj yapma suçu sabit görülerek (16.02.2014 tarihli eylemi nedeniyle) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74/1 maddesi 1.cümle gereğince maddesi uyarınca cezalandırılmasına, kazı yaptıkları yerin sit alanı ve 2863 sayılı kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması sebebiyle cezalarının 2863 sayılı kanunun 74/1 maddesi 2.cümlesi gereğince 1/3 oranında indirilmesine, TCK 62/1 maddesi sanığın cezasının takdiren 1/6 oranında indirilmesine, sanık hakkında koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK 50, 51 ile 5271 sayılı CMK 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın izinsiz araştırma, kazı ve sondaj yapma suçundan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74/1 maddesi 1.cümle uyarınca cezalandırılmasına, kazı yaptıkları yerin sit alanı ve 2863 sayılı kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması sebebiyle cezalarının 2863 sayılı kanunun 74/1 maddesi 2.cümle gereğince 1/3 oranında indirilmesine, TCK 62/1 maddesi sanığın cezasının takdiren 1/6 oranında indirilmesine, sanık hakkında koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK 50, 51 ile 5271 sayılı CMK 231 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık ... hakkında şartları oluşmadığı için TCK 58/6 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık ...'a ait Bergama 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/647 - 2013/769 E/K sayılı ilamından dolayı mükerrir olduğu anlaşıldığından, TCK nun 58/6 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanık ...'ya ait Karşıyaka 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/739 - 2009/176 E/K sayılı ilamından dolayı mükerrir olduğu anlaşıldığından, TCK nun 58/6 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir." IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz istemi bakımından; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas sayılı kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'in 26.03.2023 tarihinde temyiz aşamasında vefat ettiğinin tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 2-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istemi bakımından; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3881, K. 2025/2779, T. 13.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3881-e-2025-2779-k-3bdb51923f7f