Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3144 E. 2026/4618 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3144
Karar No
2026/4618
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1617 E., 2022/1824 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4,1-a 52/2-4. maddeleri uyarınca 24.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, ölene ısınması için gerekli imkanın verilmediğine, yeterli eğitimin verilmediğine, sanık hakkında ... müfettiş raporunda %40 oranda kusurlu bulunduğuna, raporların çelişkili olduğuna, hükmolunan cezanın eksik olmakla beraber adli para cezasına çevrilmesinin hatalı olduğuna, ölene verilen eğitim olan iş makinası operatörlüğünden tamamen farklı bir işte çalıştırıldığına, kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ün ... Elemanları ve İnş. Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı işyeri yetkilisi genel müdürü, temyiz dışı sanık ...'nin sorumlu müdür, ölen ise söz konusu şirketin şantiyesinde bekçi olduğu, şantiye alanı içerisindeki 3mmx7m ebadında, iki kapılı 4 pencereli, pencereleri etrafında demir parmaklığı bulunan ve 2 bölümden oluşan konteynır olduğu, 19.03.2017 günü ölenin gece saatlerinde inşaat şantiyesi konteynırında bulunan ve ısınma amaçlı kullanılan katı yakıt sobasını tiner ile tutuşturmak isterken soba içerisinde bulunan tinerin ani bir şekilde patlaması sonucu yaralandığı ve tedavi gördüğü .... ve ... Araştırma Hastanesinde 30.03.2017 tarihinde öldüğü, kaza olayının 5510 sayılı ... ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13. maddesine göre bir iş kazası olduğu, bilirkişi raporunda sanık ...'ün tali kusurlu, temyiz dışı sanık ...'nin kusursuz ve müteveffanın ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüş ise de müteveffanın işi ile ilgili olmayan bir konuda inisiyatif alarak sobayı tinerle yakması sonucu yaralanması neticesinde sanıklara taksir yüklenemeyeceği, ayrıca sırf şirket yetkilisi olmanın da taksire yol açmasının hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığından kusur durumunu tayinin de hakimin takdirinde olması nedeniyle bilirkişi raporuna sanık ... açısından itibar edilmeyerek yüklenen suç açısından sanıkların taksirlerinin bulunmaması kanaatine varılarak taksirle öldürme suçundan kusurları bulunmadığından 5271 sayılı CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 18.01.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ... Altyapı Elemanları ve İnş. Tic. Ltd. Şti. Ünvanlı işyeri adlı şantiyede çalışan maktülün konteynır içerisinde bulunan ve ısınma amaçlı kullanılan katı yakıt sobasını tiner ile tutuşturmak isterken soba içerisinde bulunan tinerin ani bir şekilde parlaması ile çıkan yangın sonucunda yaralanması ile ölmesi nedeniyle meydana gelen iş kazasında, ölenin olayda "...tiner gibi yakıcı bir maddeyi kontrolsüz kullanmış olması, gereken dikkat ve özeni göstermemiş olması ve şahsi güvenliğini tehlikeye sokmuş olması nedeniyle" asli kusurlu olduğunun, işveren sanık ...'ün olayda "...işçilerin sağlığına yönelik önlemleri almakla yükümlü olmasına rağmen önlemleri almaması, ayrıca işçilerin sağlığına yönelik alınması gereken önlemleri denetlemekle de yükümlü bulunmasına rağmen bu önlemleri denetlememesi, risk değerlendirmesi yapmaması, kimyasal maddeleri kontrolsüz depolanmasını engellememesi nedeniyle" tali kusurlu olduğu, sanık ...'nin ise olayda kusursuz olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, 18.01.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki kusura ilişkin değerlendirmelerin oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılmakla, olaya tali kusurlu olarak sebebiyet veren ve ölenin ölümüne neden olan işveren sanık ...'ün sabit olan taksirle ölüme neden olma suçundan verilen beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün II. bendinin (4.) paragrafında yer alan "...5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca"ibaresinden sonra gelmek üzere "adli para cezasına çevrilmesine; 5237 sayılı TCK‘nın 52/3.maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 gün olarak belirlenmesine," ibaresinin yazılması ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3144, K. 2026/4618, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3144-e-2026-4618-k-29c987370ac9