Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9971 E. 2024/7196 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9971
Karar No
2024/7196
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1989 - 2022/2925 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 67/2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanunun 231/8. maddesi gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 26.03.2013 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde 31.10.2017 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit kabul edilerek Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedilmiş, anılan hükmün 21.09.2018 tarihinde kesinleşmesi ile ihbar üzerine ilk derece mahkemesince dosya yeniden ele alınarak önceki hüküm 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmış, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyiz dışı sanık ...'nin, temyiz dışı sanık ...'nun elinde olan seksen adet sikkeyi satmak amacıyla bir adet numune aldığı, pansiyonuna gelen koleksiyonerlere bu numuneyi göstererek sikkeleri satışa arz ettiği, daha sonra kırk adet sikkeyi de temyiz dışı sanık ...'a sattığı, sanık ...'ın kolluk beyanında, sanık ...'den, ...'ta sikke olduğunu ve ...'ın numuneyi Marmaris'e götürdüğünü duyduğunu, sanık ...'in kendisine sürekli olarak emanetleri geri getirsin dediği için sanık ...'ı aradığını ifade ettiği, sanıklar ... ile ... arasındaki telefon görüşmesinde sanık ...'ın "...'in dediği fiyattan çıkarıp parasını ben kendi cebimden vereceğim, ... abiyi onun için aradım" dediği, sanık ...'ın da, "... ile konuş beni arada bırakma" dediği, bahsedilen konuşmalardan sanık ...'ın, sanık ... ile birlikte hareket ederek tarihi eser satışa arz ettiğini ortaya koyduğu iddiasıyla sanık ... hakkında dava açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmeyerek, kendisinde tarihi eser olmadığını, temyiz dışı sanık ... ile bir ay kadar onun işyerinde çalıştığını, telefon konuşmalarında emanet kelimesinin geçtiğini, emanet ibaresinin paraya dendiğini, halk arasında paraya emanet dediklerini, iddianamede tarihi sikkeden bahsedildiğini, kendisinin tarihi eser satışına aracılık etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, "Sanık savunmasında tarihi eser kaçakçılığı ve ticareti yapmadıklarını beyan etmiş ise de telefon görüşme tutanakları, olay tutanakları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit görüldüğü" gerekçesi ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, "Dosyada mevcut iletişimin dinlenilmesi ve kayda alınmasına yönelik delillerin, sanığın üzerine atılı kültür varlığı ticareti suçu, 5271 sayılı CMK'nın 135/8. maddesindeki sınırlı sayılan suçlardan olmadığından hükme dayanak delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın soruşturma aşamasında müdafii olmaksızın kollukta verdiği ifadesini kovuşturma aşamasında değiştirip suçlamaları kabul etmediği, ayrıntıları YCGK.nun 25.11.2014 tarih ve 2014/166-514 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 213. maddesinde; sanığın hakim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcıları tarafından alınan ifadelerin duruşmada okunabilmesi kabul edilerek, savcı tarafından alınan ifadelere de delil olma değeri tanınmakla birlikte sanığın kollukça alınan ifadesine ilişkin tutanağın duruşmada okunabilmesi için, kollukta ifade alındığı sırada müdafinin hazır bulunması şartı arandığından, sanık tarafından kabul edilmeyen müdafi huzurunda alınmayan kolluk ifadesinin çelişki olması durumunda dahi duruşmada okunamayacağı, ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesi gereğince bu ifade sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınmayacağı, kaldı ki telefon görüşmelerinde geçen soyut beyanlardan ayrı olarak, sanığın atılı suçu işlediğine ya da bu suçu işleyen diğer sanıkların eylemine katıldığına dair başkaca somut delil bulunmadığından, yukarıdaki açıklamalar ve Yargıtay Kararları doğrultusunda sanığın kollukta müdafii olmadan alınan soyut beyanı başkaca maddi delillerle desteklenmediğinden mahkumiyete esas alınamayacağından, hakkında hukuka uygun olarak elde edilmiş, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıt bulunmayan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Datça Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9971, K. 2024/7196, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9971-e-2024-7196-k-56cf95b605ac