Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9473 E. 2026/3039 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9473
Karar No
2026/3039
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2041 E., 2022/1895 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, . Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kast ile hareket ettiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; raporlar arasında çelişkiler bulunduğuna, Adli Tıp Kurumu raporunun gerçeklerden uzak ve soyut şekilde düzenlendiğine, kusur durumuna, zararların sigorta şirketi tarafından giderildiğine, ceza miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 20.02.2020 tarihinde gece saat 04.10 sıralarında aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde, 0,88 promil alkollü olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile yapım çalışmaları nedeniyle plastik delinatörlerle bölünen yola dikkat etmeksizin ters yönden girerek bilirkişi raporuna göre tespit edilen 108 km hızla seyir halindeyken karşı istikametten kendi şeridinden gelen katılan ... idaresindeki kamyonetin sol ön kısmına çarpması sonucu sanığın aracında yolcu olan ...'ın öldüğü, katılan ...'in hayat fonksiyonlarını orta (2) derece kırık oluşacak şekilde ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde, mağdurlar ..., ... ile ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, itibar edilen soruşturma evresinde alınan 01.03.2020 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre sanığın mafsallı silindir ile bölünmüş yolda yetersiz işaretlemenin, 100 promil altında alkollü olmasının etkisiyle ve bilirkişi raporuna göre hız sınırının 50 km olduğu yolda 108 km hızla seyir halindeyken yetersiz bir şekilde konulan uyarı levhalarına dikkat etmeyip, yola gereken dikkat ve özeni vermeden ters yöne girdiği ve devam ettiği sırada karşı yönden gelen araçla çarpışarak asli kusurlu olarak bir kişinin ölmesine ve katılan ...'in nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın ters şeritte sürüş yeteneklerine güvenerek bir süre ilerlemesinin söz konusu olmadığı, yoldaki işaretlemelerin yetersiz olması nedeni ile karşı tarafın şeridinde ilerlediği kabulü ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmadığı anlaşılmıştır.

2.Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda, oluş ve dosya kapsamına uygun görülen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda 20.02.2020 tarihinde, saat 04.10 sıralarında, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde, sanık sürücünün idaresindeki otomobil ile Tütüncüler Kavşağı istikametinden...Bulvarı'nı takiben ...Kavşağı istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalli yol yapım çalışması nedeni ile plastik delinatörler ile bölünen yol kesimine ters yönden girerek aracının ön kesimi ile karşı yönden gelmekte olan katılan ... idaresindeki kamyonetin sol ön kısımlarına çarpması sonucunda otomobilde yolcu olarak bulunan ... 'ın öldüğü, katılan ...'in hayat fonksiyonlarını orta (2) derece kırık oluşacak şekilde ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde, mağdur ...'nun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, mağdurlar ... ile ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, mağdurların 5237 sayılı TCK'nın 89/1. kapsamında kalacak şekilde yaralandıkları değerlendirilerek sanığın bir kişinin ölümüne, katılan ...'nin ise yaralanmasına neden olması nedeniyle sorumlu olduğu değerlendirilerek, sanığın olayın meydana geldiği 20.02.2020 tarihinde saat 04.09.43 ten yaklaşık 1 saat 6 dakika sonra aynı gün 05.15 de alkolmetre ile yapılan ölçüm neticesinde 0,88 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp uygulamalarında alkolün her saatte 0,15 promil azalacağı hususu da dikkate alındığında sanığın meydana gelen kaza anında 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu, yine sanığın 50 km/sa yasal hız sınırı bulunan yolda, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda kaza anında bu hızın iki katını aşacak şekilde 108 km/s hızla seyrettiğinin tespit edildiği ve plastik delinatörler ile bölünen yol kesimine ters yönden girerek bir süre bu şekilde kazanın meydana geldiği yere kadar seyrettiği, bu şekilde sanığın 1,00 promilin üzerinde alkollü olarak, yasal hız sınırının bir katından fazla hızla seyrederek ve plastik delinatör ile bölünen yol kesimine ters yönden girmek suretiyle gerçekleştirdiği olayda bilinçli taksir ile hareket ettiği, bilinçli taksiri oluşturan üç ayrı ihlalinin olduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanık hakkında TCK'nın 85/2, 22/3. maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9473, K. 2026/3039, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9473-e-2026-3039-k-9be219df788c