Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8749 E. 2026/4836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8749
- Karar No
- 2026/4836
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2508 E. 2022/363 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Temyiz isteminin esastan kabulü ile hükmün bozulması
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine ve 500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine ve davacının temyiz isteminin esastan kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacının temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/339 Esas – 2019/387 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye suçundan 21.10.2016-26.10.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.12.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR A.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden: Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 107.090,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.10.2016-26.10.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat talebinin reddine ve "500,00TL" manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile hükmedildiği, kararın davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin gerekçeli kararın davalı vekiline 08.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 09.03.2022 tarihli temyiz dilekçesi sunduğu, davacının 16.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinin davalı vekiline 24.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kabul edilen toplam 500,00TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42.maddesi ile değişik 362/1-a.maddesinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1.maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.