Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8542 E. 2023/3710 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8542
- Karar No
- 2023/3710
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/251 E., 2021/109 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2021/251 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 20.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 25.07.2022 tarihli ve 94660652-105-06-4634-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/109670 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/109670 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/03/2021 tarihli ve 2021/446 soruşturma, 2021/183 esas, 2021/7 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepname ile açılan dava üzerine Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesince 12/03/2021 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/11/2020 tarihli ve 2020/1813 soruşturma, 2020/386 esas, 2020/347 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesince 19/04/2021 tarihli ve 2020/505 esas, 2021/156 sayılı kararı ile trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan 4 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf ve itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Dosya kapsamına göre: sanığın idaresindeki ... ile gece vakti seyir halinde iken, kolluk güçlerinin yaptığı yol kontrolünde 1.99 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine, Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/11/2020 tarihli ve 2020/1813 soruşturma, 2020/386 esas, 2020/347 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesince 19/04/2021 tarihli ve 2020/505 esas, 2021/156 sayılı kararı ile trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan 4 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf ve itiraz edilmeden 10.06.2021 tarihinde kesinleştiği, ancak aynı eylem nedeniyle Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/03/2021 tarihli ve 2021/446 soruşturma, 2021/183 esas, 2021/7 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepname ile açılan davada Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2021 tarihli ve 2021/251 esas, 2021/109 K sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, kararın istinaf ve itiraz edilmeden 20.03.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşıldığından; 5271 sayılı Yasanın 223 ncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine kararı verilir” şeklindeki düzenleme karşısında, aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında ikinci kez ceza verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2021/251 Esas, 2021/109 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Sanık hakkındaki kararın, hüküm fıkrasının, “1-Sanık hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, 271 sayılı Yasanın 223 ncü maddesinin yedinci FIKRASI gereğince REDDİNE, 2-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına” şeklinde DÜZELTİLMESİNE Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.