Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8417 E. 2026/6860 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8417
- Karar No
- 2026/6860
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3569 E., 2022/926 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 27.11.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacının Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilmesi, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama, makul sürede hüküm verilmemesi, hakkındaki arama kararının ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilmesi, el konulan eşyalarının zamanında geri verilmemesi, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmaması nedenlerine dayanarak 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün vekâlet ücretine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar ve 694 sayılı KHK ile değişik CMK'nın 142/9. maddesi gereği hesaplanan nispi vekâlet ücreti Sulh Ceza Hâkimliklerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten az olamayacağından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre Sulh Ceza Hâkimliklerinde takip edilen davalar için belirlenen vekalet ücreti olan 1.600,00 TL vekâlet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine," ibarelerinin hükümden çıkartılması suretiyle davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; yasal koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davacının vekili olmamasına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/87554 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan davacının birinci kez 15.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2016 tarihli ve 2016/427 Sorgu sayılı kararı ile adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, ikinci kez 30.09.2016 tarihinde yakalandığı ve gözaltına alındığı, İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.10.2016 tarihli ve 2016/490 Sorgu Nolu kararı tutuklandığı, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.07.2020 tarihli ve 2020/268 Esas sayılı kararı ile tahliyesine karar verildiği, davacı her iki yakalama sonrası gözaltına alındığında şüpheli ve sanık hakları formu düzenlenerek, hakları kendisine okunmasına ve anlatılmasına rağmen, müdafii ile görüşme taleplerinin gözaltına alındıktan günler sonra yerine getirildiği, davacının iki ayrı adresinde yapılan aramanın ölçüsüz olduğu, yapılan aramalarda el konulan dijital materyallerin imajı alınmasına ve davacı tarafından iadesi talep edilmesine rağmen, tüm dijital materyallerin 16.06.2020 tarihinde davacının eşine iade edildiği, yine kovuşturma aşamasında sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ertelenmesine rağmen, tutukluluk halinin devamına ilişkin dört gözden geçirmenin dosya üzerinden yapılarak karar verildiği, tutukluluğa yapılan itirazların usulen gerekçesiz olarak reddine karar verildiği, tutukluluk halinin devamı kararları işlemlerinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmış, belirtilen bu haller nedeni ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/429 Esas, 2021/267 Karar sayılı kararı ile davacının"silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2022/9768 Esasında temyiz incelemesinde olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacının tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacının birinci kez 15.08.2016 - 10.09.2016 tarihleri arasında gözaltında, ikinci kez 30.09.2016 - 30.07.2020 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, gözaltı ve tutukluluğunun iki farklı döneme ilişkin olduğu, bu tedbirler arasında geçen sürelerde davacının gözaltında ya da tutuklu olmadığı, davacı hakkında iki farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak, her bir koruma tedbiri döneminde meydana gelen ihlaller için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına, ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/3569 Esas, 2022/926 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.