Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7848 E. 2026/4765 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7848
- Karar No
- 2026/4765
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1440 E., 2022/353 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille gece vakti, yerleşim yeri içinde, aydınlatmanın bulunduğu bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda orta şeritte seyrederken, gidiş yönüne göre sağdan sola doğru yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda; yaya geçidi bulunduğunun yer çizgileri ve levha ile belirtildiği mahalde, meskun mahal sınırları üzerinde seyreden ve hızını azaltmayarak, karşıdan karşıya yaya geçidi üzerinden geçiş yapan yayaya çarpan sanığın araç kullanma becerisine güvenerek, araç idare ettiği eyleminde, bilinçli taksirin koşulları oluştuğu ve asli kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın ve sürücü belgesinin geri alınma süresinin az tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
18.10.2018 tarihinde kabul edilip 26.10.2018 tarihli ve 30577 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7148 sayılı Kanun'un 25.maddesi ile yapılan değişikliğe göre 2918 sayılı KTK'nın 74/1. maddesinin; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. " şeklinde yeniden düzenlendiği, Kanun'un değişiklik öncesi metninde ''durmak'' ibaresinin yer almadığı, yeni düzenleme ile getirilen yaya geçidinde yayalara mutlak öncelik verilmesi gerektiği anlayışına bağlı olarak ihlal halinde bilinçli taksirin var olacağının Dairemizce de benimsendiği; ancak somut olayın anılan düzenleme tarihinden önce gerçekleştiği gözetildiğinde aracın hızını trafik durumuna göre ayarlamayan sanığın eyleminin basit taksir seviyesinde kaldığı, dairemiz yerleşik içtihatlarına göre bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektirecek başka bir ihlalinin de olayda mevcut olmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2026 tarihinde karar verildi.