Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5316 E. 2026/2830 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5316
Karar No
2026/2830
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/776 E., 2021/1508 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, katılanlar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın tanık beyanları ve kaza yerinde fren izi bulunmaması nedeniyle süratli olduğu ve aşırı alkollü olması nedeniyle kazanın meydana geldiğine, asli kusurlu olan sanık hakkında herhangi bir indirim yapılmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kazada hayatını kaybeden yayanın alt geçit yerine yoldan karşıya geçmesi nedeniyle kusurlu olduğuna, sanığın tüm beyanlarının tutarlı olmasına ve çelişki içermemesine rağmen sanık hakkında cezanın artırılmasının, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin ve haklı bir neden belirtilmeden takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının usûl ve kanuna aykırı olduğuna ve kararın sanık lehine bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, 28.03.2018 tarihinde sanık ...'in sevk ve idaresinde bulunan araçla 2,16 promil alkollü olduğu halde trafiğe çıkarak...lçesi istikametinden ...ili istikametine doğru seyir halinde ilerlerken, kaza mahalline geldiğinde yolun karşısına geçen ve yolun sol şeridinin solunda bulunan ve yaklaşık 1 metre genişlik ihtiva eden bankette yolun gidiş yönü istikameti yönünde yaya olarak yürüyen ...'ya çarptığı, ...'nın yaralanarak tedavisi için ...Hastanesine kaldırıldığı, tedavisi devam ederken 05.04.2018 tarihinde hayatını kaybettiği, kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumunca düzenlenen otopsi raporuna göre ölenin ölüm nedeninin ''Kişinin ölümünün trafik kazası ile husulü mümkün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması, karaciğer ve sağ böbrek yaralanması ve sonrasında gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği," şeklinde tespit edildiği, kaza sonrası sanığın yapılan alkol muayenesine göre 2,16 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, trafik ekipleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda sanık araç sürücüsü ...'in aracın hızını yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını, yaya ...'nın ise yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne aldığı halde uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, keşif icrası neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre sanığın asli kusurlu, ölen yayanın tali kusurlu olduğu, raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle Adli Tıp Kurumundan kusura yönelik alınan rapora göre sanığın asli kusurlu, ölen yayanın alt düzeyde tali kusurlu olduğu, kazanın meydana geliş şekline ve kusur oranına uygun olduğundan ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderdiğinden bu raporun hükme esas alındığı, sanıkta mevcut alkol miktarı nedeniyle sanığın emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyeceğinin Adli Tıp Kurumunca rapor edildiği, sanığın alkollü şekilde araç kullandığını ikrar ettiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamından sabit olduğu kabul edilerek, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 22/3. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. madde ve fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunduğundan ve bilinçli taksir artırım oranında isabetli ve orantılılık ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından, Tebliğname'deki bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5316, K. 2026/2830, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-5316-e-2026-2830-k-9090263522a2