Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3384 E. 2026/5233 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3384
- Karar No
- 2026/5233
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2202 E., 2021/1013 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 22/6, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 22.02.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 28.03.2019 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın 11.03.2020 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı CMK"nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 22/6, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan Kurum vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 22/6-2, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, tayin olunan cezanın yeterli olmadığına ve katılan kurum lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ... ile ölen ...'ın evli oldukları, olay günü evde bulundukları sırada sanığın temizlemek için av tüfeğini istediği, ölenin av tüfeğini getirdiği, sanığın annesi ... ve kardeşi ...'ın da bulunduğu ortamda oda içinde tüfeği temizlemek için kılıfından çıkardığı, sanığın tüfeğin kurma kolunu ayak parmağıyla aşağıya doğru çekip namlunun uç kısmından tüfeğin namlusuna fişek olup olmadığını kontrol için baktığı, namluda fişek olmadığını görünce namlunun ucunu çenesinin altına dayayıp tetik düşürdüğü, fişek yatağında fişek bulunmayınca patlama olmadığı, sanığın tüfeğin tehlikesiz olduğunu ve fişek bulunmadığını göstermek için bir kaç kez kurma kolunu yarı şekilde çekerek tekrar tetik düşürdüğü, her defasında kurma kolunu tam olarak çekmediğinden fişek haznesinde bulunan fişeklerin fişek yatağına geçmediği, bu nedenle patlama olmadığı ancak, sanığın en son kurma kolunu çektiğinde kurma kolunu tam olarak çektiğinden fişek haznesinden bir fişeğin fişek yatağına geçtiği, daha önce kurma kolunu yarım olarak çekmesi nedeniyle fişek yatağına fişek gelmediği için patlama olmadığını gören sanığın içinde fişek olmadığı düşüncesiyle rahat hareket ettiği, kanepede oturan sanığın aynı kanepede kendinin sol tarafında oturmakta olan eşi ...'ın ''bana doğru döndürme şeytan doldurur'' demesi üzerine sanığın içinde fişek olmadığı düşüncesiyle tüfeği eşine doğru doğrultup, ''tüfek boş kız korkma'' diyerek tetiğe bastığı, tetiğe basma üzerine fişek yatağında bulunan fişeğin patladığı, o anda ölen ... elini göğsüne doğru götürmüş olduğundan tüfekten çıkan saçmaların ...'ın eline ve göğüs kısmına isabet ettiği, eşinin yaralandığını gören sanığın onu kucağına alıp bina dışına çıkarttığı ve hastaneye götürdüğü, tedavi altına alınan ...'ın av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı sternum(göğüs kemiği), kaburga ve etraf kemik kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar delinmesinden gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda, sanığın av tüfeğini eşine doğru yöneltip tetiğe bastığında her an patlama olabileceğini öngörebilir durumda olduğu ancak neticeyi isteyerek hareket etmediği anlaşıldığından bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, tam kusurlu kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; ancak suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığı nazara alındığında, alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle az ceza tayini hakkaniyete ve ceza adaletine aykırı görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak ve duruşma açılarak yapılan yargılamada, tam kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan Kurum vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Kurum lehine İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsadere hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği 2 numaralı hükmün yedinci paragrafının çıkarılarak yerine "Katılan ..., ... ve ... Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama için 6.810,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesindeki tek oturumluk duruşmalı iş için 2.040,00 TL olmak üzere toplam 8.850,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan Kuruma verilmesine" ibarelerinin eklenmesi ile sekizinci paragrafının çıkarılarak yerine "Taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereğince müsadere hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmaması karşısında, Adli emanetin 2015/16506 sırasında kayıtlı 5 adet saçma tanesinin ve Adli emenatin 2015/16469 sırasında kayıtlı bir adet üzerinde magnum special yazılı 12 numara fişeği atan tabanca ve şarjörü bir adet 12 numaralı kovan 5 adet kurşun parçası, 1 adet plastik parça ve 1 adet kapanın dosyada delil olarak saklanmasına," cümlesinin eklenmesi suretiyle, oy birliği TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2026 tarihinde karar verildi.