Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/637 E. 2026/7163 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/637
Karar No
2026/7163
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 17.01.2023 SAYISI : 1. 2019/819 E., 2021/613 K. 2. 2022/724 E., 2023/48 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 1. 13.05.2018 2. 03.04.2022 İNCELEME KONUSU KARAR : 1. Mahkûmiyet

2. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2019/819 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/473 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün mahsubu ile sanığın sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin 07.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/724 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 25.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.12.2025 tarihli ve 2025/19045 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152157 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/152157 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2019/819 Esas, 2021/613 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 13.05.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2019 tarihli ve 2018/1705 Soruşturma, 2019/1075 Esas, 2019/1061 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda; Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.04.2021 tarihli ve 2019/819 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasından, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/473 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu cezanın, henüz ortada hukuki sonuç doğuran bir mahkûmiyet hükmü olmaması nedeniyle mahsuba konu edilemeyeceği gözetilmeden, mahsubu ile sanığın sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, B. Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/724 Esas, 2023/48 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 03.04.2022 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2022 tarihli ve 2022/1253 Soruşturma, 2022/802 Esas, 2022/711 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2. Yapılan yargılama sonucunda; Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.01.2023 tarihli ve 2022/724 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/235 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında 03.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.03.2017 tarihli ve 2017/24 Soruşturma, 2017/24 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, 27.03.2018 tarihli aynı nev'i suçtan eylemi ihlâl kabul edilerek erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/473 Esas, 2019/185 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 02.05.2019 tarihinde kesinleştirildiği, ihbar üzerine, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/598 Karar sayılı kararı ile, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 27.06.2022 tarihinde kesinleştiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 03.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle ikinci kez Keşan Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.10.2022 tarihli ve 2022/4407 Soruşturma, 2022/185 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 55237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde, Somut olaylarda, 13.05.20 18... .04.2022 tarihli eylemleri nedeniyle Keşan Cumhuriyet Başsavcılığınca daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davaları açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak (kök) Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/598 Karar sayılı kararı ile, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 27.06.2022 tarihinde kesinleştiği, şüpheli hakkında 03.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle ikinci kez Keşan Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.10.2022 tarihli ve 2022/4407 Soruşturma, 2022/185 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının usûlüne uygun gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâlinden ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulunun sağlandığından söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihlerinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/598 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, ayrı ayrı verilen mahkûmiyet kararları, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2019/819 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararı ile Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli ve 2022/724 Esas, 2023/48 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/637, K. 2026/7163, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-637-e-2026-7163-k-58a41b6ac2a7