Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/2169 E. 2026/7446 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2169
Karar No
2026/7446
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/634 E., 2021/1273 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet (İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak karar verildiğine, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde," 188. veya 190. maddelerinde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi" hükme bağlanmış, 5237 sayılı TCK'nın 191/9. maddesinde ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; 1. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 2. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmesi gerektiğinin gözetilmesi,

3. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suçun doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/2169, K. 2026/7446, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-2169-e-2026-7446-k-438529cabbea