Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1956 E. 2023/2818 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1956
Karar No
2023/2818
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/101 E., 2021/305 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının b bendi, 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/248 sayılı kararının sanık ve mağdur zorunlu müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/1923 Esas, 2020/2644 Karar sayılı kararı ile tali kusurlu sanık hakkında hükmedilen temel cezanın fazla olması, bilinçli taksirin koşullarının oluşması, uygulama maddelerinin eksik gösterilmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına ilişkin gerekçesinin yasal olmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/101 Esas, 2021/305 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b-e bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.600,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2022 tarih, 2022/38085 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafinin temyiz istemi, mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil olmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, verilen cezanın fazla olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması gerektiğine ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 2.Mağdur zorunlu vekilinin temyiz istemi, cezanın eksik ve yetersiz olduğu ile resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkeme gerekçesinde "Sanığın idaresindeki freni daha önce bozulmuş ancak tamir ettirmediği motosikletiyle meskun mahal içindeki çift yönlü aydınlatma bulunmayan yolda, alacakaranlıkta seyri sırasında yolun sağından yol içinde yürüyen 6 yaşındaki katılana arkasından çarparak 7 metre öteye savurduğu, kendisinin de kazadan 26 metre sonra tanığın uyarısı üzerine durduğu, katılanın hayati tehlike geçirecek ve hayati fonksiyonlarına etkisi 4. derece kırık olacak şekilde yaralandığı olayda Sanık ...'in 2918 Sayılı KTK'da "Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama "kuralını ihlal ettiğini ve tali kusurlu olduğu, sanığın freninin bozuk olduğunu bildiği motosiklet ile alacakaranlıkta trafiğe çıkmış olduğu, neticeyi öngörebileceği değerlendirildiğinden bilinçli taksir ile hareket ettiği bu nedenle sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi ve TCK’nın 22/3. Maddede düzenlenen bilinçli taksir hükmünün uygulanması gerektiği anlaşılmıştır... Sanık ...'in sübut bulan taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 89/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve taksirinin yoğunluğu, olayda birden fazla nitelikli hal bulunması dikkate alınarak takdiren ve teşdiden temel ceza adli para cezası olarak belirlenmiş, Sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında arttırım yapılmış, Katılandaki yaralanmanın hayati tehlikeye sebep olduğu ve vücutta kemik kırığına neden olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/2-b-e maddeleri gereğince cezasında yarı oranında arttırım uygulanmış, Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 62 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle sanık tarafından tamamen giderilmediği anlaşılmakla sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c maddesi gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması hükümleri uygulanmamış, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyetinin sınırlanması sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 Sayılı TCK’nın 63.maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanunun 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilip genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşılmıştır. 3. Sanık ifadesinde " Olay günü motorsikletim ile giderken ileride çocuğu gördüm, aniden önüme çıkar endişesi ile yavaş gidiyordum çocuğa yaklaştığımda çocuk aniden önüme çıktı daha önceden motorumun freni bozuk olduğundan motoru vites ile durdurmaya çalıştım, ancak çocuğa çarpmaya engel olamadım, kazanın meydana gelmesinde kusurlu değilim, çocuk kusurludur." şeklinde beyanda bulunmuştur. 4.Mağdur ... bozma öncesi sekiz yaşında ike alınan ifadesinde ağacın dibinde durduğu sırada motorsikletin kendisine çarptığını, bozma sonra on dört yaşında alınan ifadesinde ise; karşıdan karşıya geçmek istediğinde biraz ortada olduğunu motorsikletin geldiğini görünce biraz kenara geçmeye çalıştığını sonrasını hatırlamadığını, şikayetçi olmadığını beyan etmiştir. 5.Mağdurun babası katılan ... olayı görmediğini şikayetinin devam ettiğini bildirmiştir. 6. Dosya içerisinde mevcut adli rapora göre mağdurun hayati tehlike geçirecek ve dördüncü derece kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir. 7.Kaza tespit tutanağına göre sanığın aracının hızını aracın teknik özellikleri ile trafik ve yol durumuna uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu yayanın ise asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık müdafinin kararın hukuka aykırı olduğuna, ceza miktarına ve sübuta yönelik, mağdur vekilinin ise; ceza miktarına yönelik temyiz sebebi yönünden; Freni bozulmuş ancak tamir ettirmediği mototsikletiyle meskun mahal içindeki çift yönlü aydınlatma bulunmayan yolda, alacakaranlıkta seyreden sanığın, yolun sağından yol içinde yürüyen 6 yaşındaki mağdura çarpmasında tali kusurlu kabul edilerek mağdurun ağır yaralanması sebebiyle yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde, motorsikleti vites ile durdurmaya çalışan sanığın, freninin bozuk olduğunu bildiği halde tamiri konusunda ihmal gösterdiği motorsiklet ile trafiğe çıkarak meydana gelen kazada bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabul edilmesinde ve hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafii ile mağdur vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B.Sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yönünden; Mağdurun uğradığı zararı giderdiğine yönelik delil bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 231 inci maddesindeki koşulları gerçekleşmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi hukuka uygun bulunmuştur. C.Sanık müdafi ile mağdur vekilinin ise resen gözetilecek nedenlere yönelik temyiz istemi yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2020/101 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararında sanık müdafi ve mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1956, K. 2023/2818, T. 12.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1956-e-2023-2818-k-dcdcdfbd56c4