Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1494 E. 2026/5063 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1494
Karar No
2026/5063
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/107 E., 2020/931 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 62, 53/1-2-3, 63/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri gereğince 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; verilen kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, kusur tespitinin hatalı olduğuna, tanığın duruşmaya getirtilip beyanlarının alınması gerekirken soruşturma aşamasında alınan beyanlarıyla yetinilmesinin hukuka aykırı olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ölüm ile kaza arasındaki illiyetin araştırılmadığına ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki otomobili ile 30.08.2017 günü saat 22.51 sıralarında gece vakti, aydınlatması mevcut, azami hızı 50 km olan yerleşim yeri içinde seyri sırasında ışıklı kavşağa geldiğinde, istikametine göre sağ tarafından sol tarafına geçmeye çalışan yaya ...'ya yaya yolu üzerinde çarpması neticesinde yayanın öldüğü, sanığın kazadan yaklaşık 1 saat sonra yapılan ölçümünde 1.25 promil alkollü çıktığı, kaza tespit tutanağı ve 29.05.2018 tarihli raporda olayın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olarak araç kullanarak ve kırmızı ışıkta geçerek bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, atılı suç için uygulama maddesinde öngörülen cezanın alt sınırından daha fazla uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu belirlenen İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 22/3 ve 61. maddelerindeki ölçütler ile hak ve nesafet kuralları değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle cezalandırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi etkilerine göre takdiri indirim hükmünün uygulanmasına, sürücü belgesinin de altı ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca, dosya kapsamında sanığın sürücü belgesi bilgilerinin incelendiğinde, B, B1, D, F, M sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle B1, D, F, M sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin tüm sınıfları kapsar şekilde geri alınmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin (5) numaralı bölümündeki "sürücü belgesinin" ibaresinden önce gelmek üzere hükme "B sınıfı" ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1494, K. 2026/5063, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1494-e-2026-5063-k-9fe18e97e4f6