Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3470 E. 2026/5061 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3470
Karar No
2026/5061
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2005 E., 2026/116 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2021 tarihli ve 2020/129 Esas, 2021/742 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK'nın 62,52,51. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis 400 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.04.2025 tarihli ve 2023/2708 Esas, 2025/3986 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2026 tarihli ve 2025/2005 Esas, 2026/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62,52,51. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis 400 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz nedenleri; sanığın suça konu yapıyı kendi iradesiyle yıktığına, alanda geri dönüşümsüz zarar oluşmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında teşdit uygulanmasının yerinde olmadığına , sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; ... ve ... Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 16.05.2003 gün ve 10553 sayılı kararı ile I. Derece Doğal sit iken 07.02.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 21.01.2021 tarih ve 137418 Sayılı ... ve ... Bakanlık Makam Oluru ile tescil edilen Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanında kalan, mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 51... numaralı parselde, sanık tarafından tek katlı 371,25 metrekare büyüklüğünde ruhsatsız ve herhangi bir izin alınmadan betonarme bina inşa edilmesi üzerine ... Müdürlüğü tarafından 27.11.2018 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlendiği, ayrıca sanık tarafından sonradan 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi gereğince sunulan yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, yargılama devam ederken sanığın binayı yıkarak imalatı kaldırdığı, sanığın savunmasında davaya konu yerin sit alanında olduğunu bilmediğini savunduğu, ancak sit kararlarının yöntemine uygun ilan edildiği gibi, taşınmazın tapu kaydında da sit şerhinin yer aldığı, kaldı ki taşınmazın Maliye Hazinesine ait olduğu dikkate alındığında hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda alanın sit olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, noterden alınan muvafakatname ile işlem yapmasının ya da imalatı sonradan ortadan kaldırmasının suç kastını ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiş, Yargıtay bozma ilamı sonrası yerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılan keşif sonrası düzenlenen 31.10.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile davaya konu imalatın betonarme temel yapısının su, atıksu tankı imalatının halen yerinde olduğu, eylem nedeniyle sit alanına kalıcı, geri dönüşümsüz zarar verildiğinin tespit edildiği görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesine,

Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3470, K. 2026/5061, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3470-e-2026-5061-k-75af41ebd9ad