Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1399 E. 2025/7642 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1399
Karar No
2025/7642
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2298 E., 2020/3982 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/2, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 15 eşit aylık taksit halinde tahsiline, A2-D sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve D sınıfı sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, süre tutum dilekçesi üzerine gerekçeli temyiz dilekçesinin kanunda öngörülen süre geçtikten sonra verildiği gerekçesi ile katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin; kazanın karşı taraf araç sürücüsünün sağa dönüş yasağı tabelası bulunan yerde hızını azaltarak sağa dönmek istemesi nedeniyle meydana geldiği ve ölenin kusurlu olduğu, müvekkilinin araca çarpmamak için frene bastığı ve 49 metre fren izinin bulunduğu dikkate alındığında kusurunun bulunmadığına, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin; sanığın tehlikeli kabul edilen aracı ile hızını ve takip mesafesini ayarlamadan araç kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiği, sanığın 49 metre fren izine rağmen aracını durduramayarak kazanın meydana geldiği dikkate alındığında hızının yüksek olduğunun anlaşılarak sanık hakkında bilinçle taksir hükümlerinin uygulanarak cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracıyla ... Organize Sanayi Bölgesi civarında, ... karayolunun 24. km'sinde seyir halinde iken aynı istikamette, önünde seyretmekte olan ve sürücülüğünü maktülün yaptığı araca çarparak maktülün aracının servis yoluyla ana yol arasındaki topraklık alana devrilmesine ve yaşanan kaza sonucu taksirle ölüme neden olduğu anlaşılmış, mahkemesince kusur tespiti yönünden yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, sanığın araç takip mesafesini korumadığı ve önündeki aracın durumuna göre hızını yavaşlatmadığı için kazaya sebebiyet verdiği için asli kusurlu, maktul ...'un ise dönülmez yola doğru hatalı manevra yapması üzerine kazanın oluşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, arkadan gelen araçların önlerindeki araçların durma ihtimallerini gözeterek hızlarını ayarlama ve takip mesafelerini koruma yükümlülükleri bulunduğu anlaşılarak alınan bilirkişi raporunun hukuka, dosya kapması ve 24/05/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı içeriği ile de uyumlu ve olayın gerçekleyiş şekline uygun bulunduğundan hükme esas yeterlilikte ve itibar edilir nitelikte bulunduğu kanaat ve sonucuna varılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık ... hakkında maktul ...'u taksirle öldürmek suçundan TCK'nın 85/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ile asli kusurlu oluşu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezasının belirlendiği, sanığın kusur durumu, katılanların şikayetlerinin devam etmesi ve cezanın caydırıcılık özelliği dikkate alınarak TCK'nın 50/4 maddesi hükümlerinin uygulanmadığı, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün .... seri numaralı D sınıfı sürücü belgesinin TCK'nın 53/6 maddesi gereğince 6 ay süre ile geçici olarak geri alınmasına karar verilmek suretiyle mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Katılanlar vekilinin 21/12/2020 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli temyiz dilekçesini sunmaları için gerekçeli kararın katılanlar vekiline 18.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, hükümde 5271 sayılı Kanunun 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiği bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediği anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.06.2021 tarih, 2020/14-457 Esas ve 2021/301 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere katılanlar vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra sundukları temyiz nedenlerini bildirir 29.01.2021 tarihli dilekçenin süresinde olduğu kabul edildiğinden tebliğnamede ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1399, K. 2025/7642, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1399-e-2025-7642-k-802655d12756