Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7467 E. 2023/1702 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7467
- Karar No
- 2023/1702
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 05.09.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacı vekili 31.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.01.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 31.01.2011 tarihinde tutuklandığını, 17.10.2011 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, haksız ve hukuka aykırı gözaltı, tutuklama, arama el koyma nedeniyle 20.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminata yakalana tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 23.02.2018 tarihinde tazminat miktarlarını 250.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olarak ıslah ettiğine dair dilekçe sunmuştur. 2.Davalı vekili 25.08.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı hakkında mükerrer dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, maddi zararın ispatlanmadığını, manevi tazminat talebinin fazla olduğunu, öne sürmüştür. 3.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/307 Esas, 2018/579 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2019/916 Esas, 2019/2098 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 08.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Davalı vekilinin temyiz istemi; Davacı hakkında verilen yakalama ve tutuklama işlemi yetkili makamların kusurundan veya keyfiliğinden kaynaklanmadığı, davacının kusurunun tazminat hesabında dikkate alınmadığı, davacının zararını ispat edemediği, bu nedenle davanın reddi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir. B.Davacı vekilinin temyiz istemi; Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacının tazminata esas ... Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/420 Esas – 2017/268 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 28.01.2011 – 17.10.2011 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.07.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsubunun yapılmadığı, aynı sebebe dayalı başkaca derdest dosyasının bulunmadığı belirlenerek, 11.518,33 TL maddİ, 15.000,00 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiğinin de dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden maddi tazminata dahil edilemeyeceğinden maddi tazminat miktarının 5.278,33 TL'ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.433,40 TL olması gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan ... Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/420 Esas – 2017/268 Karar sayılı dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 28.01.2011 – 17.10.2011 tarihleri arasında 262 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.07.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden; 1.Davacının tazminata esas ceza yargılaması sırasında suçlamaları inkar ettiğinin anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki koşullar oluşmadığından davacının kendi kusuruyla tutuklanmasına neden olduğuna yönelik davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Davacının gözaltı ve tutuklu bulunduğu dönemlere ilişkin olarak tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumlarından sorulması suretiyle davacının gözaltı, tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden; Hükmedilen vekalet ücreti yönünden; 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Kabul ve uygulamaya göre; 1. Maddi tazminat talebi yönünden; Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarları esas alınıp hesaplama yapılarak 5.548,04 TL'nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A-2,B-1,B-2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.06.2019 tarihli ve 2019/916 Esas, 2019/2098 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.05.2023 tarihinde karar verildi.