Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9859 E. 2023/3285 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9859
Karar No
2023/3285
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/335 E., 2020/206 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 14.10.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında kasten öldürme suçundan 01.09.2015 - 25.01.2017 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 29.11.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, aynı konuda başka bir dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Tazminat isteminin koşulları oluşmamıştır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/652 Esas, 2019/911 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2020/335 Esas, 2020/206 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.12.2021 tarihli ve 2020/68924 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının sadece beraat ettiği suçtan tutuklanmış olması ve mahsup yapılmaması göz önünde bulundurularak tazminat miktarlarının belirlenmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında kasten öldürme suçundan 31.08.2015 tarihinde gözaltına alındığı, 01.09.2015 tarihnide Rize Pazar Sulh ceza Hakimliğinin 2015/40 sorgu sayılı kararıyla tutuklandığı, Rize Ağır Ceza Mahkemesince kovuşturma esnasında 25.01.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/115 esas sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma neticesinde mahkemenin 21.09.2017 tarih, 2016/115 Esas, 2017/173 Karar sayılı ilamı ile davacı ...'nun kasten öldürme suçundan beraatine, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan neticeten 3 Yıl Hapis 100 gün karşılığı 2.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen kararın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 28.03.2018 tarihli kararıyla kesinleştiği, kasten öldürme suçundan verilen beraat kararının ise Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.05.2019 tarihli onama kararıyla kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı hakkında verilen beraat kararının 08.05.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğine dair evrakın Rize Ağır Ceza mahkemesi dosyasından istendiği ancak cevabi yazıda beraat kararının tebliğ edilip edilmediğine ilişkin evraka rastlanmadığının bildirildiği, davacının kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasını açtığı, dava dilekçesinin yasal unsurlarını taşıdığı anlaşılmıştır. Davacının 31.08.2015 tarihinde gözaltına alnıdığı, 01.09.2015 tarihnide tutuklandığı, Rize Ağır Ceza Mahkemesince kovuşturma esnasında 25.01.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği anlaşılmış olup, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 16 ay 25 günlük süre bulunduğu, davacı her ne kadar tutukluluğa konu kasten öldürme suçundan beraat kararı almış ise de; aynı dosyada tutuklamaya konu edilmeyen ruhsatsız silah bulundurmak suçundan davacının neticeten 3 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasına mahkum edildiği, her ne kadar gerekçeli kararda gözaltı ve tutuklulukta kalınan süreler yönünden mahsuba değinilmemiş ise de; karar başlığında bu sürelerin gösterildiği, bu eksikliğin ek karar ile infaz aşamasında giderilebileceği, neticede davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürelerin aynı dosyada mahkumiyet kararı aldığı suçtan düşüleceği, aldığı mahkumiyet miktarı ile tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında fazladan yattığı herhangi bir sürenin bulunmadığı, ancak davacı gözaltına alındığı ve tutuklandığı suçtan beraat ettiğinden hak ve nefasetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, sembolik bir miktar manevi tazminata hükmolunması gerektiği kanaati ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebine ilişkin kurulan hüküm yönünden; davacının dilekçesinde; "Tazminat miktarının tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine" şeklinde talepte bulunduğu anlaşıldığından hükmün üçüncü fıkrasında yer alan "dava tarihinden itibaren" yerine "tutuklama tarihi olan 01.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" cümlesinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/115 E., 2017/173 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 01.09.2015 - 25.01.2017 tarihleri arasında 512 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 08.05.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabul ve uygulamaya göre de; haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması amacıyla; tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiği halde hükmedilecek maddi ve manevi tazminatın makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2020/335 Esas, 2020/206 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9859, K. 2023/3285, T. 25.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9859-e-2023-3285-k-ea2b68879f5d