Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7345 E. 2025/6212 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7345
Karar No
2025/6212
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2946 E., 2019/1360 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 54.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın cezasında takdiri indirim yapılması ve en üst sınırdan hüküm kurulmamasının açıkça yasaya ve hukuka aykırı olduğuna, sürücü belgesinin üst sınırdan geri alınması gerektiğine, suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına, ölen sürücünün kusurunun değerlendirilmediğine, sanığın kaza anında hatalı sollama yaptığına dair dosya kapsamında güvenli delil bulunmadığına, sanığın kaza anında aşırı hızlı olduğunun kabulünün mümkün olmadığına, tanık beyanlarının üç viraj öncesini anlattığına, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23/11/2017 günü saat 14.17 sıralarında gündüz vakti meskun mahal dışında sanık sürücü idaresindeki otomobil ile .. istikametinden ... istikametine doğru iki yönlü virajlı eğimli karayolunda seyir halinde iken sola viraj levhasını 26 metre geçtikten sonra km 3,9 da şeridinden ayrılarak karşı yönden seyir halinde olan ...'in sevk ve idaresinde bulunan otomobilin sol ön kısmına kendi aracının sol ön kısmı ile karşı şerit üzerinde çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde, sanığın asli kusurlu, ölenin kusursuz olduğunun kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporları ile sabit olduğu kabul edilerek sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, bilinçli taksir yönünden yapılan değerlendirmede, sanığın sol şeritte yoluna devam ederken karşı şeritten gelen aracı gördüğünde direksiyonu kırdığı, kendi şeridine geçmeye çalıştığı, bu esnada kontrolünü kaybederek kazanın gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın neticeyi öngördüğü ve ustalığına güvenerek hareket ettiğine dair kanıt elde edilemediği, kaçmaya çalışırken direksiyon hakimiyetini kaybettiği kanaati edinilmiş, bu itibarla sanığa 5237 sayılı TCK 22/3 maddesinin uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği belirtilerek sanık hakkında temel cezanın 4 yıl hapis cezası olarak belirlendiği ve düz şerit çizgili çift yönlü, rampa inişli yolda seyir halinde iken olay mahalli sola keskin viraj levhası ile belirgin virajlı bölümünde önünde aynı yönde seyir halinde olan bir başka aracı geçmek üzere karşı şeride yönelen sanığın, karşı yönden gelen ölen idaresindeki araca ölenin şeridinde çarpması şeklinde gerçekleşen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek cezasında TCK'nın 22/3. Maddesi uyarınca artırım yapıldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Dosya içeriğine göre, 23/11/2017 günü saat 14.17 sıralarında gündüz vakti meskun mahal dışında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile .. istikametinden .. istikametine devamlı çizgi bulunan çift yönlü karayolunda seyir halindeyken sola keskin virajlı ve rampa inişli kısma geldiğinde sola virajı içten aldıktan sonra sol şeritte ilerlediği sırada karşı yönden gelen ölen idaresindeki otomobil ile karşı yön şeridi içinde çarpışması sonucu ...'in ölmesi ile sonuçlanan olayda, olay mahallinin .. İlçesi çıkışından itibaren yaklaşık 15 km'lik bölümün virajlı ve yer yer keskin virajlı olduğu, sanığın gidiş istikameti yönünde 16 metre geride "sola tehlikeli viraj" levhası bulunduğu, zeminde sollama yasağını belirten düz çizgi olduğu halde tanıklar ... ve .. ..'ın beyanlarında sanığın virajlara kontrolsüz şekilde sürekli şerit ihlali yaparak hızlı bir şekilde girmiş olması nazara alındığında sanığın eyleminde bilinçli taksir koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde aynı belge numarası adı altında B, B1, D1, F, M sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve ayrıca B sınıfı dışındaki diğer sınıf sürücü belgeleri ile B sınıfı sürücü belgesi ile kullanılan otomobil türünden araçların kullanılmasının mümkün olmadığı göz önüne alındığında, sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle sadece B sınıfı sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığa ait F sınıfı sürücü belgesinin ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden .. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının "6" nolu bendinde yer alan "F sınıfı" ibaresi çıkarılarak yerine "B sınıfı" ibaresinin yazılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7345, K. 2025/6212, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-7345-e-2025-6212-k-afa4c12d6b17