Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5145 E. 2025/5435 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5145
- Karar No
- 2025/5435
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/604 Esas., 2018/1808 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporlarına itiraz edildiğine, olay günü diğer sanığın yarış yaptığından asli kusurlu olduğuna, sanık hakkında fazla ceza verildiğine ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında az ceza verildiğine, olayda bilinçli taksir koşullarının uygulanması gerektiğine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sürücü ..., 03.07.2016 günü saat 21:55 sıralarında, gece vakti, aydınlatmanın olmadığı, çift yönlü, asfalt kaplama yolda, yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çift yönlü Av. ... Caddesini takiben Orman Bölge Müdürlüğü istikametinden Kayseri istikametine seyredip, olay mahalli kavşağa geldiğinde, sağından, 97063. Sokağı takiben gelip, seyrettiği yola kontrolsüzce giren sürücü ...’ın kullandığı ... plakalı otomobil ile kavşak içerisinde çarpışmaları sonucu, ... plaka sayılı otomobilde bulunanlardan sanık ... ile oğlu ...'ın yaralandıkları aynı araçta bulunan ...'ın ise yüzünde sabit iz kalacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığı, ... plaka sayılı araçta bulunanlardan katılan ...'ın ise vücudunda kemik kırığı oluşacak ve hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek derecede yaralandığı, ...'nin aracında bulunan ...'ın ölmesiyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; mahalde azami hız sınırının 30 km/s olduğuna, çarpışmanın, Kayseri istikametine göre sağ şerit içerisinde meydana geldiğine, çarpışma sonrası ... plakalı otomobilin 38.7 m, ... plakalı otomobilin ise 16 m savrulduklarına, araçlara ait çarpışma öncesi fren izi tespitine rastlanılmadığı, sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 57/1-a kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, olay mahallinde yapılan keşfe dayalı olarak hazırlanan 06.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 57/a ve K.T.Y.’nin 109/b-8 maddelerini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 15.02.2017 tarihli adli raporunda: sürücü ...'ın üç yönlü kavşaklarda, dönüş için kavşağa giren sürücülerin doğru seyreden araçlara ilk geçiş hakkını vermeleri kural gereği olmasına rağmen, bu kurala riayet etmeyip, sola, Orman Bölge Müdürlüğü istikametine dönüş için kontrolsüzce girdiği olay mahalli kavşakta, solundan gelip doğru seyretmekte olan, önünü kapattığı ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücü ...’ın kullandığı otomobil ile çarpışmaları sonucu meydana gelen olayda asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece bir kişinin ölümü ve nitelikli şekilde iki kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kazanın meydana gelmesinde olayın oluşumuna uygun düşen birbirleriyle uyumlu ve dosya kapsamında bulunan Trafik kazası tespit tutanağı, Trafikçi bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporlarına göre kazanın oluşumunda sanık ...'ın asli kusurlu olduğu kabul edilerek bir kişinin ölümü ve birden fazla kişinin (katılan ..., ...) nitelikli şekilde yaralanmasına neden olması nedeniyle sanık hakkında; kusurunun ağırlığı ve meydana gelen zarar gözetilip, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun biçimde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.