Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4645 E. 2025/2333 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4645
Karar No
2025/2333
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/323 E., 2017/1897 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Katılanlar vekilinin süresi geçtikten sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerine ilişkin olarak hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ceza indirimlerinin uygulanmamasına, tayin edilen ceza hakkında paraya çevirme, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir nedeniyle daha fazla artırım yapılması gerektiğine, cezada indirim yapılmasının hukuk dışı olduğuna, tayin edilen cezaya, olay yerini terk ederek kaçan sanık hakkında takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 04:25 sıralarında 0,79 promil alkollü vaziyette olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile Uşak istikametinden Manisa istikametine meskun mahal dışında gece vakti aydınlatmanın olmadığı bölünmüş tek yönlü asfalt kaplama yolda seyri sırasında, olay mahalli dönel adalı kavşağa yaklaştığında kavşağı kullanarak sola dönmek üzere kontrolsüzce sola manevra yaptığında, idaresindeki aracın sol ön yan kapı kısımlarıyla, kendisiyle aynı istikamete sol şeridi takiben geriden gelen hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen temyiz dışı katılan sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonetin sağ yan kısımlarıyla çarpışması sonucu çarpışmanın etkisiyle kamyonetin sola savrularak takla atıp refüje çarpması sonucu sürücü ...'in aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, sürücü ...'in vücudunda 2.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...'ın ise basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığı, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi 23.05.2016 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde sanık ...'in asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak tayin edilen cezanın eksik olduğu ve olay tarihinde sanığın 0,79 promilli alkollü olması nedeniyle TCK'nın 22/3. maddesinde düzenlenmiş olan bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü ile hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 1,00 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği, kaza saatinde yaklaşık 0,79 promil alkollü olduğu belirlenen ve olay anındaki alkol düzeyi 1,01 promilin altında olan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı, kusur durumu ile ilgili Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi 23.05.2016 tarihli raporunda belirtilen dışında bir kural ihlâli yaptığına ilişkin herhangi bir tespit olmadığı gibi neticeyi öngördüğüne dair de dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmaması karşısında, bilinçli taksirin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanığın eylemini basit taksirle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4645, K. 2025/2333, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4645-e-2025-2333-k-d3bb1fd2fb39