Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3959 E. 2023/2814 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3959
- Karar No
- 2023/2814
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/658 E., 2020/440 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2012/526 Esas, 2014/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 21.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 2. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2012/526 Esas, 2014/498 sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 03.04.2018 tarihli ve 2016/6981 Esas, 2018/3928 Karar sayılı kararı ile pazarlama işi yaptığına ve aylık kazancı olmadığına yönelik beyanı bulunan sanık hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırılması yapılmadan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının günlüğünün 30,00 TL'den takdir edilmesi ile hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/359 Esas, 2019/20 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 4.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/359 Esas, 2019/20 sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/4375 Esas, 2019/9665 Karar sayılı kararı ile lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebi bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan sanık hakkında hükmedilen cezanın türü sebebiyle 51 inci madde hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/658 Esas, 2020/440 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2021 tarih, 2020/80823 sayılı tebliğnamesi ile taksirli suçlarda 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinden bahisle bu kısmın karardan çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz istemi, suçun bilinçli taksirle işlendiğine, cezanın az olduğuna ve bozma öncesi katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin mahsubu ile kalan miktarda vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın kusursuz olduğundan bahisle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkeme gerekçesinde "sanıklardan ...'in idaresindeki yolcu otobüste yolcu olarak bulunan ölenin, gündüzün şehir içinde tek yönlü bölünmüş yolda seyir sırasında sanık ...'e karşı yönden gelen işyeri servisine yetişebilmek amacıyla ısrarı üzerine durak harici bir yerde indirmesiyle otobüsün ön kapısından inerek ön kısmından orta refüje doğru karşıya geçmek için kontrolsüzce birden yola çıkması sebebiyle solundan seyir halinde bulunan ve tanık beyanları ve dosya kapsamına göre mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyreden sanık ...'nin idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalması biçiminde meydana gelen olayda, dosya içerisinde mevcut İstanbul ve Ankara Adli Tıp Kurumu raporlarına göre sanıklardan ...'nin mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyrettiği yolda,sağında duraklayan otobüsü gördüğü halde buradan inen bir yayanın yola çıkabileceğini ön görerek hızını her an durabilecek seviyeye çekmeyerek tali kusurlu, diğer sanık ...'in ise durak harici yerde yolcu indirerek alt düzeyde tali kusurlu olduğunun tespit olunduğu ve yolcu otobüsü şoförü olan sanık ...'in sol elini camdan çıkarak diğer sanığa yavaşlaması konusunda işaret vererek önlem almaya çalışması dikkate alınarak sanıkların dosyada mevcut raporlara ve bozma ilamına göre üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit olmakla; sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına dair mahkememizin 29/01/2019 tarih ve 2018/359 Esas, 2019/20 Karar sayılı ilamı ile hüküm kurulduğu, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01/10/2019 tarih ve 2019/4375 Esas, 2019/9665 Karar sayılı ilamı ile TCK 51 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması sebebi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkememizce yeniden yapılan yargılamada sanığın hakkındaki cezanın ertelenmesini talep ettiği göz önüne alınarak sanık hakkındaki hükmün ertelenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. 2.Yayanın indiği otobüsün şoförü olan sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.10.2019 tarihli ve 2019/4375 Esas, 2019/9665 sayılı kararıyla onanmasına karar verilmesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır. 3.Sanık savunmasına suçlamayı ve kusuru kabul etmediğini yayanın aniden otobüsün önünden yola çıktığını beyan etmiştir. 4.Ölen yakınları olan katılanların şikayetçi oldukları görülmüştür. 5. Kaza tespit tutanağına göre sanık ...'nin aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama kuralını ihlalden tali, ölenin duran araçların önlerin veya arkalarından yola çıkmamak kuralını ihlalden asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 6.Ankara ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairelerinden alınan raporlarda da kusur durumu aynı şekilde tespit edilerek sanığın olay mahalline gelmeden evvel, yolun sağında yolcu indirmek adına duran servis aracından inen yolcuların indikleri aracın önünden yola girebileceğini ön görerek, yola giren yayaya etkin tedbir alabilmesi adına derhal hızını asgari hadde düşürerek yaklaşması yoldaki varlığını belirtmek ve yayayı ikaz etmek adına klakson çalması gerekmekte iken bu huhuslara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, sağ tarafta duraklayan otobüsün önünden kaplamaya giren yayayı fark ettiğinde, yayaya karşı aldığı fren tedbiri ile birlikte (çarpma noktasını dikkate alarak) sola direksiyon manevrası yapmamış olmakla tali kusur atfedildiği görülmüştür. 7.Sanığa ait güncel sabıka kaydı ile nüfus kaydı dosyaya eklenmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna, katılanlar vekilin ise bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna ve cezanın az olduğuna yönelik temyiz sebebi yönünden; Hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık ...'in idaresindeki otobüste yolcu olarak bulunan ölenin, karşı yönden gelen işyeri servisine yetişebilmek amacıyla sanığa ısrarı üzerine durak harici bir yerde otobüsün durmasıyla ön kapısından inerek otobüsün ön kısmından orta refüje doğru karşıya geçmek için kontrolsüzce yola çıktığı sırada, otobüsün solundan seyir halinde bulunan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyreden sanık ...'nin idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalarak hayatını kaybetmesi biçiminde meydana gelen olayda, sanık ...'nin yolun sağında yolcu indirmek adına duran araçtan inen yolcuların, indikleri aracın önünden yola girebileceğini ön görerek, yola giren yayaya etkin tedbir alabilmesi adına derhal hızını asgari hadde düşürerek yaklaşması yoldaki varlığını belirtmek ve yayayı ikaz etmek adına klakson çalması gerekmekte iken bu huhuslara riayet etmemesi sebebiyle tali kusurlu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesinde, hükmedilen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiş, izah edildiği şekilde gerçekleşen kazada bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından katılan vekilinin buna ilişkin temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir. B.Katılanlar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz sebebi yönünden; Kendilerini vekille temsil ettiren katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerekirken, bozmadan önce katılanlar lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin mahsubu ile kalan 675,00 TL'nin vekalet ücreti olarak hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C. Resen gözetilen temyiz sebepleri yönünden; Taksirli suçta 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci ikinci üçüncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B-C) bendinde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2020 tarihli ve 2019/658 Esas, 2020/440 Karar sayılı kararına yönelik temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulandığı (9) numaralı paragrafın hükümden çıkarılması ve (11) numaralı paragrafının hükümden çıkarılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlar ..., ... ve ...'ya verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar veridi.