Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/9295 E. 2024/104 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/9295
Karar No
2024/104
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Marmaraereğlisi Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli 2012/164 E. 2016/244 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddenin dördüncü fıkrası, 50 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.10.2020 havale tarihli ve 2016/253930 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Sanığın kusuru olmadığına, beraat etmesi gerektiğine, 2.Hükmün açıklanmasının ertelenmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilmemesine, 3.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. B.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "Olay günü sanık ... 'un sevk ve idaresindeki ... PLAKALI ARACI İLE D/110-04 Karayolu üzerinde İstanbul istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olduğu karayolunun 31. kmsindeki Yeniçiftlik ışıklı dönel kavşağı mevkiinde yoldan karşıya geçen yaya ...'a çarpmasıyla trafik kazasının meydana geldiği, Kaza sonucu ...'ın olay yerinde hayatını kaybettiği, kazaya karışan araçta hasar oluştuğu, Maktul yakını müştekilerin sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında özetle; "akşam saatlerinde sol şeritte 80 km civarında hızla ilerlerken kaza mahallinde yolun ortasında yaya grubundan birinin kendisinin seyrettiği şeride fırlaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, grubu görünce gazdan ayağını hafifçe çektiğini ancak fren yapmadığını, yayanın ani hareket ettiğini, olay yerinden kaçmayıp ambulansa haber verdiğini, ardından karakola gittiğini' beyan ettiği, Olay sırasında alkolsüz olan sanığın bir gün süreyle göz altında kaldığı, Kaza nedeniyle tutulan tespit tutanağında maktul ile birlikte sanığın da kural ihlali yaptığının belirtildiği, dosyamız arasında mevcut Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan hem 02/12/2014 tarihli hem de 12/06/2015 tarihlerinde aldırılan iki ayrı raporda da maktulün asli kusurlu, sanığın ise tali kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olmak suçunu işlediği eylemi ile sübut bulduğundan sanığın sonuç itibari ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, müteveffanın olayın meydana geldiği tarihte ölümün gerçekleştiği ve sanığın dosyaya yansıyan davranışları gözönüne alınarak şartları bulunmadığından CMK 231 maddesi uyarınca takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ve Sanığa verilen taksirli suça ilişkin kısa süreli olmayan hapis cezasında suçun işlenmesindeki özellikler, kusurun ağırlığı gözönüne alınarak TCK 50/4 maddesi yollamasıyla TCK 50/1-a maddesi uyarınca hapis cezasının günlüğü 20.00 TL den hesaplanarak 12.100.00 TL seçenek adli para cezasına çevrilmesine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklindedir. 2....'ın genel beden travmasına bağlı vertebra, seri kaburga ve ekstremite kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama, beyin kanaması sonucu öldüğü tespit edilmiştir. 3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahal dışında, saat 21:55 sıralarında, sanık sürücü sevk ve idaresindeki otomobil ile aydınlatmasız, bölünmüş devlet yolunda sol şeritte seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde istikametine göre yolun sağından yaya ışıklı cihazından 14 metre ileriden kontrolsüz şekilde geçiş yapan yaya ...'a, aracının sağ ön tampon kaput çamurluk ve sağ ön cam kısımları ile çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, yayanın yola birdenbire çıkmak, araçlara ilk geçiş hakkını vermemek ve karşıdan karşıya geçişlerde işaretlere riayet etmemek kurallarını ihlal ettiği, sanık sürücünün ... hızını kavşağa yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. 4.Mahallinde keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, sanık sürücünün tali kusurlu, ölenin asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 5.27.07.2012 tarihli CD izleme tutanağında, bahse konu kavşaktan kazaya sebep olan ... geçerken trafik ışığının yeşilden sarıya döndüğü belirtilmiştir. 6.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 02.12.2014 tarihli raporda kusur dağılımı; "A)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağına geldiğinde, hızını asgari seviyeye düşürüp heran tedbir alabileceği şekilde kavşaktan geçişini yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, trafik ışıklarının yeşilden sarıya döndüğü anda kavşaktan (yayanın çarpma noktası düştüğü konumda dikkate alındığında) mevcut hızıyla geçtiği,karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya topluluğunu görmesine rağmen kontrollü bir şekilde seyrini sürdürmediği, istikametine göre sağ tarafından karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya karşın kazanın oluşumunu önlemek için etkili tedbir almadığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurludur. B)Maktul yaya ... olay mahallinde karşıdan karşıya geçişini; yaklaşmakta olan araçların hızını ve konumunu dikkate alarak kendi can güvenliğini tehlikeye sokmayacak şekilde yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya girerek ilk geçiş hakkını sanık sürücü idaresindeki araca vermediği, olay mahalline 14,5 metre mesafede bulunan yayaların geçişi için ayrılmış ışıklı yaya geçidini kullanmadığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurludur." şeklindedir. 7.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12.06.2015 tarihli raporda kusur dağılımı; "A- Sanık sürücü ... yönetimindeki 34 AON 46 plaka sayılı otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunmayan mahalde orta ayırıcı ile bölünmüş yolda İstanbul istikametinden ... istikametine seyir halinde iken mahal şartlarını , yol özelliklerini ve duraklayan yaya grubunu da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda tali kusurludur. B- Maktul yaya ...'ın Kontrolsüz şekilde yola girdiği , geçişini yayaların geçişine ayrılmış kısımları kullanarak yapmadığı ve gelen araçtan korunma tedbiri almadığı anlaşılmış olup, yayanın geçiş yaptığı noktanın yaylara ait trafik lambasına olan mesafesi de dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurludur." şeklindedir. 8.Sanığın savunması "Ben soruşturma aşamasında ifadem doğrudur yalnız orda hız konusunda soruşturma aşamasında hız konusunda 80 kilometre yazılmıştır. hızım 60-70 kilometre idi ifademi bu şekilde kabul ediyorum dedi. savunmama ilişkin savunmamı yazılı olarak yapmak istiyorum dedi" şeklindedir. 9.Katılan ...'ın beyanı "Olay akşam vakti meydana geldiğinde maktül kızım benimle birlikte idi, oğlum Mustafa bulunmaktaydı, olay yeniçiftlik kavşağında biz ışıklarda beklerken meydana gelmiştir o an trafik ışıklarının hangi renkte olduğunu tam hatırlamıyorum, ... sağ şeritten gelirken süratli bir şekilde geldi, hiç fren sesi duymadım o an yol boştu bir tek sanığın aracı bulunmaktaydı, korna sesi de duymadım, kızıma çarptı ve savurdu. ardından olay yerinden hiç aracı durdurmadan olay yerinden uzaklaştı şikayetçiyim davaya katılma talebim var" şeklindedir. 10.Katılan ...'ın beyanı "Ben talimat mahkemesinde beyanda bulundum ordaki beyanlarımı tekrar ederim, ben olay yerinde yoktum, ben talimat mahkemesinde olay yerini gören belediyeye ait kamera kayıtlarını dosyaya ulaşmadığını ve bu kayıtlarının yeniden celbini sağlanması için müzekkere yazılmasını talep etmiştim bu talebimi tekrar ederim sanıktan şikayektçiyim katılma talebimiz vardır " şeklindedir. 11.Katılan Can Özkaya'nın beyanı "Ben olay yerine sanığı anneme aracı ile çarpması sonrası olaydan yaklaşık 10 dakika sonra geldi, geldiğimde henüz ambülans gelmemişti olay yerinde yoktu yardımda bulunan hiç kimse de yoktu ambülansın gelmesini bekledik, sanıktan şikayetçiyim katılma talebim vardır" şeklindedir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden; 1.Sanığın kusuru olmadığına, beraat etmesi gerektiği yönünden; Dosya içeriğine göre, 26.07.2012 tarihinde, saat 21:55 sıralarında sanık sürücünün idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunmayan mahalde orta ayırıcı ile bölünmüş yolda sol şeritte seyir halindeyken dönel kavşak mahallinden geçip olay yerine geldiğinde istikametine göre sağ tarafından yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaya aracının sağ ön tampon ve cam kısımları ile çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda, sanığın mahal şartlarını , yol özelliklerini ve duraklayan yaya grubunu da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediğinden tali kusurlu olduğu oluş ve dosya kapsamına uygun olan kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporlarda anlaşılmış olup mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2.Hükmün açıklanmasının ertelenmesine veya cezanın ertelenmesine karar verilmemesi yönünden; Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenmesine karar verilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Re'sen gözetilecek hususla yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; Katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaraereğlisi Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli 2012/164 E. 2016/244 K. sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/9295, K. 2024/104, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-9295-e-2024-104-k-1ee252b4579b