Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/5503 E. 2023/5617 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5503
- Karar No
- 2023/5617
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/113 E., 2016/20 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tefenni Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 15.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06/10/2020 tarihli ve 2016/91152 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi; Netice bakımından kusuru olmamasına rağmen eksik inceleme ile sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin ve haklı neden olmaksızın temel cezanın tayini sırasında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebebi; Sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna,ilişkindir. Katılan ...'in temyiz sebebi; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir . Katılan ... vekilinin temyiz sebebi, gerçeği yansıtmayan bilirkişi raporları doğrultusunda hatalı kusur tayini ile sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü; Sanık sürücü ...'nin, suç tarihinde sevk ve idaresindeki aracıyla Burdur ili istikametinden Karamanlı ilçe istikametine doğru gittiği sırada, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu ...'ın öldüğü belirtilmiştir. 2.Sanık sürücü aşamalarda, tenha olan yolda gece vakti kısa farları açık vaziyette seyri esnasında karşı istikametten gelen ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin kendi şeridine girdiğini, bunun üzerine korna ve sellektör yapmak suretiyle uyarıda bulunduğunu ancak ölen sürücünün gelmeye devam ettiğini ve kazadan kaçınmak amaçlı kendisinin yolun soluna direksiyon manevrası ile karşı istikamet yönüne ait şeride geçtiğini, ...'ın da ani şekilde tekrardan kendi istikamet şeridine döndüğünü ve kazanın bu şekilde gerçekleştiğini, meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 3.Katılanlar şikayetçi olduğunu ve katılmak istediklerini beyan etmekle haklarında katılma kararı verilmiştir. 4.Aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen, olay anında araçta bulunan sanığın eşi ..., aşamalarda, ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin karşı yön istikametinden süratle virajı alarak kendi istikamet yönlerine doğru geldiğini bunun üzerine sanığın diğer şeride geçtiğini ancak ölen sürücünün tekrardan kendi istikamet şeridine geçmesi sonucu çarpışmanın meydana geldiğini beyan etmiştir. 5.Dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağında, gün durumunun gece, havanın açık, zeminin kuru, kaza mahallinin meskun mahal dışında bulunduğu, azami hız sınırının 90km olduğu, sanık sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56/1-a maddesinde düzenlenen şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiği, ölen sürücünün ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. 6.Kovuşturma aşamasına ait, yapılan keşif üzerine düzenlenen 16/11/2015 havale tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 24/12/2015 tarihli heyet raporunda, sevk ve idaresindeki kamyoneti ile seyir halinde iken kaza mahalline geldiği ve karşı istikametten seyir şeridine girerek seyreden aracı gördüğü esnada kendi yön şeridinde kalacak şekilde etkin tedbir alması gerekirken bu hususa riayet etmeyip karşı yön şeridine geçerek karşı istikamette seyreden araç ile çarpıştığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile sanık sürücü ...'nin tali kusurlu bulunduğu, olay mahallindeki viraja kontrolsüz şekilde girerek karşı istikamet şeridine girdiği ve karşı istikamette seyreden aracın seyir şeridini kapatacak şekilde seyrini sürdürdüğü kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinden ölen sürücü ...'ın asli kusurlu bulunduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. 7.Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/04/2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, kişinin . trafik kazası sonucu meydana gelmesi mümkün olan kafa kemik kırıkları, etraf kemik kırıkları, beyin doku hasarı ve dış kanama sonucu solunum ile dolaşım durmasından dolayı öldüğü kanaati bildirilmiştir. 8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Olay günü, sanık sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki kamyoneti ile meskun mahal dışında, azami hız limitinin 90km/saat olduğu, iki yönlü, asfalt kaplama, aydınlatmanın bulunmadığı, karayolu üzerinde gece vakti seyri esnasında sollama yasağı bulunan kaza mahalline geldiğinde karşı istikametten gelmekte olan alkollü sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile kendi istikamet yönüne uyarı niteliğinde bulunan keskin viraj levhasına rağmen viraja mevcut seyir hızı ile girerek sanık sürücünün istikamet yönüne ait yol şeridine geçtiği akabinde durumu fark ederek kendi istikamet yönüne ait şeride tekrardan döndüğü ancak bu esnada kazadan kurtulmak amacı ile yolun ölen sürücünün sürüş istikametine ait sol bölümüne geçen sanığın aracının ölenin aracı ile çarpışması sürücü ...'ın ölümü ile sonuçlanan olayda, A.Kendi seyir yönüne ait şerit sınırları içerisinde, hız sınırları dahilinde seyreden sanık ...'nin, olay tarihinde 1.49 promil alkollü olan ve kendi istikamet yönüne uyarı niteliğindeki tehlikeli viraj levhasına rağmen kontrolsüz şekilde mevcut seyir hızını azaltmaksızın viraja girerek karşı yol bölümüne geçmek suretiyle kazaya sebebiyet veren ölen sürücü ...'ın hatalı şerit değiştirme manevrası üzerine çarpışmayı önlemek amaçlı ani refleks ile istikamet yönünün boş olan sol kısmına geçen akabinde ölen sürücü ...'ın da kendi istikamet yönü olan yolun sol bölümüne geçmesi ile kazadan kaçınamayan sanık ...'nin her ne kadar olay ve olgular kısmında yer verilen kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporları ile kendi yön şeridinde kalacak şekilde etkin tedbir almadığından meydana gelen olayda tali kusurlu bulunduğu tespitine yer verilmişse de kazanın meydana geldiği iki yönlü yolun tek şeridinin 3.5 metre ve toplam genişliğinin ise 7 metre olduğu ile keşif üzerine çekilen fotoğraflarda yol kenarlarında eğimli şarampol bulunduğu göz önüne alındığında ani gelişen olay karşısında sanığın kendi şeridi içerisinde kalarak önlem alması gerektiği yönündeki tespitin hayatın olağan akışı ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla meydana gelen olayda kazaya sebebiyet oluşturacak kural ihlali ve alabileceği önlem bulunmayan sanık ... hakkında taksire dayalı kusuru bulunmadığından bahisle beraat hükmü kurulması gerektiği halde delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre ; Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a maddesinin ve sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. B.Sanık müdafiinin, eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat kararı yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının ve fazla cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden, Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, taksire dayalı kusuru bulunmadığından hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiğinden sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde bulunmuştur. CI.Katılanlar ... ve ... vekili ile katılan ... vekilinin ve katılan ...'in, sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar ... ve ... vekili ile katılan ... vekilinin ve katılan ...'in, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tefenni Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 14.01.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.