Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4936 E. 2024/129 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4936
- Karar No
- 2024/129
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Temyiz Edenler : Katılanlar vekili, sanıklar müdafii Katılanlar vekilinin hükmü temyiz etmesinden sonra, 08/08/2017 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi ile, katılanların maddi zararlarının karşılanması nedeniyle sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, Silifke 1. Noterliği'nin 19.12.2013 tarihli 17219 yevmiye numaralı ve Alanya 4. Noterliği'nin 19.02.2014 tarihli 5253 yevmiye numaralı ile vekaletnameleri ile davadan feragate yetkisi bulunan katılanlar vekilinin katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılanlar vekilinin katılan sıfatını kaybetmesi nedeniyle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler sanıklar müdafinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 Tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/552 Karar Sayılı Kararı ile 1.Sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına, 2.Sanıklardan ..., ..., ... haklarında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2020 tarihli ve 2016/212577 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanıklar hakkında temel cezanın tayininde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması ve paraya çevrilmemesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanıkların kusuru olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1. Olay tarihinde Silifke İlçesi Susanoğlu Halk Plajı önünde alt yüklenici konumunda bulunan Özmen İnşaat isimli firmada D 100 Silifke Mersin karayolu yapımında kepçe operatörü olarak çalışan sanık ...'ın kullanmakta olduğu eskavator ile iş sahasında çalıştığı esnada karşıdan karşıya geçmekte olan ölenin üzerinden geçerek ölümüne sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. 2.Olayda dosya kapsamında aldırılan 09/09/2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre kepçe operatörü sanık ...'ın yönetmindeki iş makinası ile yola gereken dikkati vermemesi nedeni ile asli, şantiyelerden sorumlu genel koordinatör ve şantiye müdürü sanık ...'un yolun bakım onarım ve trafik güvenliğinden sorumlu olup gerekli işaretlemeleri yaptırmadığı,bariyer bekçi yaya geçiş alanı oluşturmadığından tali, şantiye şefi olan sanık ... Akkale'nin inşaat sahasına girişi önlememesi, trafik güvenliği ile ilgili ilave önlemlerin alınmaması nedeni ile tali, inşaatın formeni olan sanık ...'ın gözetim ve denetim faaliyetini eksik yapması nedeni ile tali kusurlu olduğu anlaşılmış, ve üzerlerine atılı suç nedeni ile sanıkların TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Katılanlar vekilinin hükmü temyiz etmesinden sonra, 08/08/2017 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesi ile, katılanların maddi zararlarının karşılanması nedeniyle sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, Silifke 1. Noterliği'nin 19.12.2013 tarihli 17219 yevmiye numaralı ve Alanya 4. Noterliği'nin 19.02.2014 tarihli 5253 yevmiye numaralı ile vekaletnameleri ile davadan feragate yetkisi bulunan katılanlar vekilinin katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılanlar vekilinin katılan sıfatını kaybetmesi nedeniyle hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca reddi gerekmektedir. B. Sanıklar Müdafinin Sanık ...'ın Mahkumiyetine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama aşamasında düzenlenen bilirkişi raporlarının, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin kusura ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C.Sanıklar Müdafinin Sanık ..., Sanık ... ve Sanık ...'ın Mahkumiyetine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Katılanlar vekilinin UYAP sisteminden temin edilen 08.08.2017 tarihli dilekçe ile zararın giderilmiş olduğundan bahisle şikayetten vazgeçtiklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında, “katılanların zararlarının karşılanmaması” gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği ancak hükümden sonra zararın karşılanmış olması dikkate alınarak mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmaması hususunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 Tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/552 Karar sayılı kararında katılanlar vekilinin ve katılanların katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 Tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/552 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ..., Sanık ... ve Sanık ...'ın Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararı Yönünden; Gerekçe başlığı altında (C) paragrafında açıklanan nedenle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 Tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/552 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.