Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4885 E. 2023/5268 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4885
- Karar No
- 2023/5268
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/157 E., 2016/25 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/157 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile; sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşıldığından cezasının 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırımı ile 4 yıl hapis cezası ile; sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasının 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim ile neticeten 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Cezanın az olduğuna, İlişkindir. B. Sanığın temyiz sebepleri; Traktöre yolcuları almak istemediğini, binmek için ısrar ettikleri, kendi çocuklarının da traktörde olduğuna, Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1. "... Kaza tarihi olan 27.07.2014 günü sanık ... ile ölen ... ve ...’ın Şuhut ilçesinde karşılaştıkları, Şuhut ilçesi Yarışlı köyünde ikamet ettikleri anlaşılan sanık ve mağdurların köye birlikte sanığın traktörü ile dönmek konusunda sözleştikleri, traktörün sağ arka teker çamurluk üzerine ...’ın sol arka teker çamurluk üzerine de ...’ın oturduğu diğer müşteki ve mağdurların da traktörün römorkuna oturdukları, bu şekilde Şuhut ilçe merkezinden Yarışlı Köyüne doğru yola çıktıkları, yolun virajlı ve eğimli olmasına rağmen sanık ...’nin traktörü hızlı sürmesi ve zaman zaman aracın vitesini boşa alması nedeniyle köyün yakınındaki son iniş eğimli virajda traktörün virajı alamadığı ve takla atarak yamaçtan aşağıya düştüğü kaza neticesinde ...’ın hayatını kaybettiği, ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, ... ve ...’ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır. Alınan müşteki beyanlarından sanığın sevk ve idaresinde traktörü yol virajlı ve eğimli olmasına rağmen süratlı şekilde kullandığı, iniş eğimli kısımlarda yakıttan tasarruf etmek maksadıyla vitesi boşa aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim kaza sonrası görevlilerce araç üzerinde yapılan incelemede de traktörün vitesinin boşta olduğu tespit edilmiştir. Traktörün fenni muayenesinin yapılmamış olduğu, ayrıca ehliyeti bulunmadığı anlaşılan sanığın bir nevi iş makinası olan traktör kullanmak konusunda da herhangi bir eğitiminin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın kabini bulunmayan traktörün arka tekerlekleri üzerinde bulunan çamurluklarına yolcu aldığı ayrıca traktörün arkasına bağlı olarak çekilen römorka da çok sayıda kişiyi yolcu olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır. Traktör olarak adlandırılan tarım aracının yolcu nakline müsait olmadığı, tarımsal faaliyetlerde kullanılmak maksadıyla üretilen bir iş makinası olduğu bilinmektedir. Ağır bir vasıta olan traktörün üstelik arkasında da römork bulunduğu sırada motor frenini boşa çıkarır nitelikte vitesinin boşa alınması traktörün idaresini güçleştirecektir. Buna karşılık sanığın üstelik traktör üzerinde ve römorkta bunca kişi de bulunmasına rağmen iniş eğimli ve virajlı yolda hem de süratli olmasına rağmen vitesi boşa almak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Şu halde sanığın kullanmakta olduğu traktörü normalin üzerinde süratli olarak ve iniş eğimli virajlı yolda vitesi de boşa almak suretiyle kaza neticesini öngördüğü ancak kişisel maharet ve sürüş yeteneklerine güvenerek kazanın gerçekleşmeyeceğine inandığı ancak neticede kazanın meydana geldiği buna göre sanığın kazanın oluşumunda bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır..." şeklindedir. 2. Trafik kazası tespit tutanağında ve keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda, sanığın asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 18/12/2015 raporunda; "Sürücü ...'nin asli kusurlu olduğu, traktörün çamurluklarında ve römorkunda yolculuk yapanların kendi ölüm ve yaralanmalarında tali kusurlu oldukları" kanaatini bildirir rapor düzenlendiği görülmüştür. 3. Sanık savunmasında ''... Ehliyetim yoktur. 11 yıldır traktör kullanırım. En son fenni muayenesini 2003 tarihinde yaptırdım. ben o gün Şuhut tan buğday getirmiştim, dönüşte müştekilerde ve ölen ... ile karşılaştık, benimle köye gitmek istediler, bende onları motora aldım, römorka bindirdim, ancak Mevlüt benim yanıbaşımda oturdu, bu şekilde köyün üst kısmına kadar geldik, ancak orda viraja gireceğim sırada ben vitesi 6. vitesten 5. vitese değiştirmek istedim, o şekilde boşa aldım, ancak vitesi geçiremedim, o şekilde takla attım, ben onun öncesinde ifade edildiği şekilde yokuş aşağı olan yerlerde motoru boşa almadım, zaten ben vites değiştirirken motor boşa çıktığında yanımdaki Mevlüt el frenini çekti, daha doğrusu ben boştaki vitesi geçiremeyince motor hızlandı ve yoldan sapmaya başlayınca o korku ile Mevlüt el frenine doğru yöneldi ve çekti, zaten o şekilde karşı taraftaki toprak yığınına doğru çarptık ve devrildik, olay bu şekilde olmuştur. Ben frenleri yeni baktırmıştım, frene basmama rağmen yinede fren tutmadı. Benim herhangi bir sürücü belgem yoktur. Olay yerine varmadan seyir esnasında yer yer motoru süratli kullandım, doğrudur. Benim kullanmış olduğum motorda en yüksek vites 6. vitesdir. Yolda mucurda vardı, asfalt yeni dökülmüştü...." şeklindedir. 4. Katılan ...'ın diğer katılanlar ile benzer olan ifadesinde özetle " ..olay tarihinde Şuhut İlçe Merkezinde bayram nedeni ile kurulan pazarda tesadüfen ... ile karşılaştık...traktörün ön tarafında şöförün bir tarafına Mevlüt diğer tarafına Ramazan bindi. Arkada da ben, benim çocuklarım ..., Ebru ve ... vardı, Ramazan'ın eşi Ayşe ve oğlu Mevlüt ile şöförün oğlu ... vardı. Köye doğru devam ettik. Köy yolu virajlı ve dar bir yoldur. Bunu şöför bilmektedir. Kaza yerine varmadan başka bir mevkiide rampa aşağıya inerken bir ara şöför tröktörü boşa aldı. O şekilde rampa aşağıya indi. Sonra rampa yukarı çıkarken traktör pustu sesi değişti vitese takarak devam etti. Daha sonra yola devam ettik. Kaza yaptığımız yerin yukarısındaki rampanın başında şöför traktörü boşa aldı çünkü traktörün motor sesi kesilmişti. Burada boşa aldığını bu şekilde anladım. Hatta kendisinin oğlu ...'da traktörü boşa aldı şeklinde beyanda bulundu. Bu şekilde rampa aşağıya inerken virajı dönemedi direk uçurumdan aşağıya düştük. Olay nedeni ile şöför ...'den şikayetçiyim, eşimin vefaatına benim ve çocuklarımın yaralanmasına neden olmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur. 5. Tutanak tanığı Erhan Battal mahkememizde tespit edilen beyanında; "Biz diğer görevli arkadaşla birlikte haber merkezinin anonsu üzerine kaza mahaline intikal ettik, biz oraya vardığımızda C. Savcısı ile trafik ekibi de oradaydı... yaptığımız incelemede traktörün vitesinin boş olduğunu, el freninin çekilmiş olduğu, hatta kontak anahtarının da takılı durumda olduğunu tespit ederek bunları tutanağa geçtik." şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden; Mağdur ... ...'ın yaralanmasının hayati tehlike geçirecek şekilde olduğu, ancak duyu veya organlarından birinin fonksiyonunun daimi zayıflaması ya da kaybı yönünden rapor tanzimi için şahsın olay tarihinden en az 18 ay geçtikten sonra rapor verilebileceğinin Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü raporundan anlaşıldığı; TCK'nın 89/5 inci maddesi uyarınca bilinçli taksir ile nitelikli yaralama halinde eylemin şikayete tabi olmadığı, mağdurun yaralanmasının nitelikli olduğu, şikayetin aranmadığı olayda; sanığın eyleminin TCK’nın 85/2. maddesi kapsamında kaldığı, alınacak kesin raporun suçun hukuki vasfında değişiklik yapmayacağı, ancak ceza tayininde etkili olacağından, yargılamanın uzamaması amacı ile bu husustaki görüşe iştirak edilmemiştir. B.Sanık ve katılanlar vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; Sürücü belgesiz sanığın olay tarihinde, saat 15:30 sıralarında, idaresindeki traktör ve traktöre bağlı römork ile sanıktan şikayetçi olmayan oğlu ..., yine sanıktan şikayetçi olmayan akrabaları ..., eşi ... ve çocukları ... ile ölen ..., sanıktan şikayetçi olup davaya katılan ...'ün eşi ..., çocukları ..., ... ve... ile birlikte toplam 9 yolcu ile birlikte ; hız limitinin 30 km/s olduğu meskun mahalde, 5,80 m genişliğinde asfalt kaplama iki yönlü köy yolu, düşeyde tehlikeli eğimli, yatayda virajlı, “30 km hız sınırlama” levhası “sola sağa devamlı viraj” levhası “yolda gevşek malzeme” levhası olan yolda seyir halinde iken; olay yerine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının yol dışına çıkıp yamaçtan takla atarak devrilmesi neticesinde, traktörün sağ arka teker çamurluk üzerine oturan ...’ın öldüğü, 7 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, şikayetçi olmayan ...'ın ise nitelikli şekilde yaralandığı olayda; Ölen ...'ün traktör şoförünün yanındaki sağ teker çamurluk üzerinde, yaralanan ...’ın ise sol teker çamurluk üzerine oturarak tehlikeli bir şekilde yolculuk yaptıkları, diğer yolcuların (kadın ve çocukların) ise traktörün römorkunda yolculuk ettikleri, sanığın hız limitinin 30 km/s olduğu, mucurlu, keskin virajlı ve iniş eğimli yolda , mahal hız sınırlarının üzerinde seyrettiği, kendi ifadesine göre vitesi 6 dan 5 e almak istediği sırada, vitesi değiştiremediği ve vites boşta iken, virajı alamayarak uçuruma yuvarlandığı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre, sanığın asli kusurlu olduğu, teker üzerinde yolculuk yapan şahısların ise tali kusurlu olduğu yönündeki raporun oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu, sanığın hızlı olması, aracın fenni muayenesini en son 2003 yılında yaptırması ve iniş eğimli yolda vitesi boşa alması nedenleri ile sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. C. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu olarak bir kişininin ölümüne, bir kişinin de ( ...) nitelikli şekilde yaralanmasına, şikayetçi olan 4 kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/157 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararında katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.