Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10393 E. 2023/9267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/10393
Karar No
2023/9267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/39 E., 2015/505 K SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (değişen suç vasfına göre resmi belgede sahtecilik) HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2015/39 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın üzerine atılı 48 (..) (...) plaka sayılı aracın motor ve şasi numarası ile araca ait motorlu araç trafik ve tescil belgesinde yer alan araç modeli bölümünde tahrifat yapmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin sübutu halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vereceği belirlenerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 25.05.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2015/39 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/10393, K. 2023/9267, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-10393-e-2023-9267-k-d36770866e34