Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/125 E. 2025/2378 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/125
Karar No
2025/2378
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/970 E., 2019/873 K. SUÇ : Görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece kurulan sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 134-1-2, 43/2. maddesi yollamasıyla 43/1, 62/1, 53, 63 ve 54. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve adlî emanete alınan eşyaların müsaderesine ilişkin 04.03.2016 tarihli karara yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 21.11.2018 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 134-1-2, 62, 53, 63/1 ve 54. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve adlî emanete alınan eşyaların müsaderesine, ancak ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesinden dolayı kazanılmış hak nedeniyle 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; şikâyet beyan zaptı ekinde imzalanan matbu uzlaşma formunun usûle aykırı olduğuna, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmadığına, re'sen tespit edilecek diğer sebeplerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ...'un, boğazındaki rahatsızlığı tedavi ettirmek için Çubuk Devlet Hastanesine geldiği esnada, gizlice kadınlar tuvaletine girip, tuvaletteki bir bölmenin üzerine yerleştirdiği kameralı cep telefonu ile ihtiyacını gidermek amacıyla tuvalete giren mağdur ...'nin fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntülerini kaydettiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Bozma kararı öncesi sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil gözetilip, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak tayin edilmesi, ayrıca 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun ve maddesinin de yazılmaması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (5) numaralı bölümündeki "Aleyhe bozma yasağı nedeniyle sanığın doğrudan 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI CEZALANDIRILMASINA, ibarelerinin, "Bozma kararı öncesi sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 saylı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın dikkate alınması suretiyle sanığa hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazına," ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/125, K. 2025/2378, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-125-e-2025-2378-k-bb31867116ce