Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5752 E. 2025/3736 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5752
- Karar No
- 2025/3736
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1859 E., 2021/877 K. SUÇLAR : Müstehcenlik, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Müstehcenlik suçundan kurulan hüküm yönünden; ceza miktarı açısından kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı;
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; sanık ... hakkında; özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1-1, 134/1-2, 137/1-b, 43/2, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan TCK'nın 226/3-1, 50/1-a, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında; özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1-1, 134/1-2, 137/1-b, 43/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan TCK'nın 226/3-1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca müstehcenlik suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hüküm yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ustası olan diğer sanığın etkisinde kaldığına, meslek ve sanatın sağladığı kolaylığa katılmadıklarına, kayıt yapılmaması nedeniyle eylemin eksik teşebbüs aşamasında kaldığına ve cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; katılanın ve diğer sanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık ...'nin atılı suçun işlenmesinde talimatı ve eylemi bulunmadığına, diğer sanığın atfı cürüm beyanlarına itibar edilemeyeceğine, ceza miktarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın nişanlısı ve nişanlısının ailesi ile birlikte yemek yemek için sanıkların çalıştığı iş yerine gittikleri, sipariş verdikten sonra tuvalet ihtiyacı için tuvalete yönelen katılandan önce tuvalete giren sanık ...'in daha önceden temin etmiş olduğu çakmak şeklindeki gizli kamerayı tuvalete yerleştirip çıktığı bu sırada diğer sanık ...'nin ise katılana diğer sanığın peçeteleri değiştirmek için girdiğini ve beklemesi gerektiğini söyleyip katılanı oyaladığı, tuvalete giren katılanın içerideki peçetelerin yeni değişmişe benzememesi nedeniyle şüphelendiği ve tuvalet ihtiyacını giderdiği sırada söz konusu gizli kamerayı fark edip bulunduğu yerden alıp nişanlısına gösterdiği ve yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerince el konularak yapılan inceleme sonunda katılan ... kimliği tespit edilemeyen kişilere ait özel hayat kapsamında bulunan tuvalet ihtiyaçlarını gidermelerine dair görüntülerin kayıtları olduğun tespit edilmesine konu olayda, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde mesleklerinin sağladığı kolaylık çalıştıkları iş yerine ait tuvalete gizli kamera yerleştirmek suretiyle katılan ... kimliği tespit edilemeyen mağdurlara ait özel yaşam alanına ait görüntüleri kaydetmeleri nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümlesindeki görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR A) Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; 5271 sayılı CMK''nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 5237 sayılı TCK'nın 139/1. maddesi gereğince şikayete tabi olduğu ve 5271 CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nınn 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de; Sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde katılanın fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntüsünü video olarak kaydedip, onun özel yaşam alanına ağır ve haksız müdahalede bulunması biçiminde sübut bulan eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 134/1. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, TCK'nın 137. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, suçun, belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi, cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiş olup, somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; sanıkların, katılanın mesleklerine duyduğu güveni kötüye kullanıp, mesleğinin icrası dolayısıyla sağladığı kolaylıktan ve avantajdan yararlanarak, atılı eylemi gerçekleştirmedikleri, söz konusu işyerindeki tuvalete katılandan önce girip, kamera fonksiyonu aktif hale getirilen gizli kamera ile çekim yapmak için mutlaka o iş yerinde pideci ve aşçı olarak çalışılması gerekmediği gözetilmeden ve mesleklerinin nasıl bir kolaylık sağladığı da açıklanmaksızın “Sanıkların eylemlerini belli bir mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlemeleri” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanıklara hükmolunan cezada koşulları oluşmayan TCK'nın 137. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yarı oranında artırım yapılarak, sanıklara fazla ceza verilmesi,
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 5237 sayılı TCK'nın 139/1. maddesi gereğince şikayete tabi olduğu ve suçun mağdurunun özel hayatı ihlal edilen kimse ve/veya kimseler olduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği için katılan ... kimliği tespit edilemeyen mağdurlara ait özel hayat kapsamındaki görüntüleri farklı tarihlerde ve tespit edilen her bir görüntü kaydını ayrı ayrı yapmaları nedeniyle, tespit edilen her bir görüntü kaydının bir birinden bağımsız suç oluşturduğu gözetilmeksizin, kimlikleri tespit edilemedikleri için şikayet haklarını kullanmayan mağdurlara ait görüntülerin tek bir eylemle çekildiğine dair yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle zincirleme suç teşkil ettiği kabul edilerek, sanıkların katılana karşı işledikleri eylem nedeniyle belirlenen ceza miktarının uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca yazılı şekilde artırılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.