Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4626 E. 2025/4690 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4626
- Karar No
- 2025/4690
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1333 E., 2016/635 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanık ... hakkında beraat, 2.Sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Katılan ... İdaresi Vekilinin, Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ...'ın, Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi hususunda iddianame ile kamu davası açılmadığı gibi, bu konuda mahkemece karar verilmediği de anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 28.10.2015 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2021/8265 Esas numarasında kayıtlı Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2014 tarihli ve 2014/112 Esas, 2014/398 Karar sayılı dosyasında, suç tarihinin 22.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 29.01.2014 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2021/11730 Esas numarasında kayıtlı Gebze 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2018/278 Esas, 2019/769 Karar sayılı dosyasında, suç tarihinin 22.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 13.12.2013 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2021/13456 Esas numarasında kayıtlı Gebze 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2014/99 Esas, 2015/1125 Karar sayılı dosyasında, suç tarihinin 22.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 22.01.2014 olduğu,
Sanığın aynı suç tarihli birden fazla eylemine ilişkin derdest davalarının bulunduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak bahsi geçen dosyalar incelenip birleştirilerek , Aras Kargo firmasına ait 23 EZ 344 plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı 23 LK 692 plaka sayılı dorsede aynı gün yapılan aramada gönderici ve alıcıları farklı birden fazla kargo kolisinde gümrük kaçağı eşyanın ele geçirildiği olayda, sanığın eylemlerinin tek suç olup olmadığı ile bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlenip işlenmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli görülmemiştir.
3.Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesinden müsaderesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26 .03.2025 tarihinde karar verildi.