Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12494 E. 2025/282 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma, Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12494
- Karar No
- 2025/282
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma, Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/161 E., 2013/498 K. SUÇ : Görevi kötüye kullanma, taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet, Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nın 257/2, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin taksirle öldürme suçu açısından temyiz isteği, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, dosyanın bir kez de Yüksek Sağlık Şurasına gönderilerek yargılamanın tamamlanması gerektiğine, otopsi raporunun olmamasının ölenin ölüm sebebinin kalp krizi olmadığını göstermeyeceğine, görevi kötüye kullanma suçu açısından ise; ceza miktarına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, hekim olan sanığın görev yaptığı 3 nolu acil sağlık hizmetleri merkezine 112 aramasıyla ulaşan yakınlarının özgeçmişinde yüksek tansiyon hastalığı tedavisi gördüğünü, kalp ritm problemi bulunduğunu bildirdikleri 1945 doğumlu ...'ın sırtında ağrı ve kollarında uyuşma şikayetiyle başvurdukları, sanığın öncülüğündeki ekibin İl Sağlık Müdürlüğü ambulansıyla hastanın yanına intikal ettikleri, hastanın genel fiziki muayenesinin, tansiyon ve nabız ölçümünün yapılmasının ardından merkeze dönen ve yaklaşık 31 dakika sonra yeniden ulaşılan, gelen arama üzerine de 5 dakika sonra olay yerine tekrar gelen ekibin, yaptığı tüm müdahalelere rağmen hastanın ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece, sanık hakkında suçun unsurları oluşmadığından bahisle 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan beraat, 5237 sayılı Kanun'un 257/2.maddesindeki görevi kötüye kullanma suçundan ise mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, sanığın tıp kurallarına uygun olmayan eylemi ile meydana gelen netice arasında uygun illiyet bağının kurulması halinde eylemin taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçuna vücut vereceği, illiyet bağının bulunmaması halinde ise eylemin 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, aynı ... nedeniyle hem taksirle yaralama veya öldürme suçundan, hem de görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Bu açıklamanın ışığında temyiz itirazlarının incelenmesinde; A)Taksirle Öldürme Suçuna İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 19.06.2013 tarihli, 2607 karar numaralı raporunda, "...Zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskopik, mikroskopik toksikolojik, serolojik inceleme yapılmamış olduğundan mevcut verilerle kişinin kesin ölüm sebebinin bilenemediği, Ancak hastanın yakını ve muayenesi sırasında görevli olan ATT ...’ün ifadesinde hastanın sırt ağrısı olduğu her iki kolunda uyuşma olduğu, özgeçmişinde yüksek tansiyon hastalığı tedavi gördüğü, kalp ritm problemi olduğu yakınları tarafından bildirilen kişinin kalp elektrosunun çekilmesi monitörize edilmesi oksijen saturasyonuna bakılması gerektiğinden hastaneye götürülmemesi nedeniyle sanık doktor ...’ın kusurlu olduğu'' bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamından, İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 19.06.2013 tarihli raporundaki tespitlerin dosya içeriği ile uyumlu olduğu, kişinin kesin ölüm sebebi bilinemediğinden, sanık hekim tarafından meslekî özen yükümlülüğüne uygun şekilde gerekli tıbbî tetkik ve tedaviler zamanında gerçekleştirilmiş olsa dahi hastanın kurtulmasının mümkün olup olmadığının tespitinin yapılamayacağı, bu suretle sanık hekimin tıp kurallarına aykırı eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağı kurulamayacağı gibi neticenin sanık hekime objektif olarak isnat edilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından mahkemece taksirle öldürme suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, B)Görevi Kötüye Kullanma Suçuna İlişkin Temyiz İtirazları Yönünden Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ..., 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem 12.11.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olup, anılan tarihten itibaren soruşturma izninin alınması sırasında geçen durma süresi ile 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresi eklendiğinde, olağan zaman aşımı süresi, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.