Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/18076 E. 2024/11875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18076
- Karar No
- 2024/11875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/135 E., 2016/634 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık müdafiin temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, katılan vekilinin temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A-Sanık müdafiinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 83/son maddesi gereğince orman suçlarına ait davaların acele mevaddan sayıldığı, adli tatil içinde görüleceği, dolayısıyla da temyiz sürelerinin adli tatilde işlemeye devam edeceğinin anlaşılması karşısında, 08.08.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 28.08.2016 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. B-Katılan vekilinin temyiz taleplerine yönelik yapılan incelemede, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine hükümden sonra Mahkemece ek kararla suç konusu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki meyve ağaçları ile yapıların müsaderesine karar verildiği ve ek kararın temyize konu edilmediği anlaşılmakla yapılan incelemede, Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 11.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. II. KARAR A-Sanık müdafiinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle yasal süresinden sonra hükmü temyiz eden sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B-Katılan vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.