Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/3197 E. 2023/5443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/3197
- Karar No
- 2023/5443
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/176 - 2016/473 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sincan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2013 tarihli ve 2012/267 Esas, 2013/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanun'un 70 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Sincan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2013 tarihli ve 2012/267 Esas, 2013/293 Karar sayılı kararının 06.06.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 18.11.2014 tarihinde silahla tehdit suçunu işlediği sabit kabul edilerek Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2015 tarihli ilamı ile mahkûmiyetine hükmedilmiş, hüküm 28.01.2016 tarihinde kesinleşmiştir. 3.Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/176 Esas, 2016/473 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar açıklanarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 70 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50/1-a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.03.2019 tarihli, 2016/316805 sayılı ve "Dava konusu eserler üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü görevlileri tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmesi yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması" görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemenin Kabulü "31.12.2011 tarihli olay tespit yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında; Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yapılan bir ihbar üzerine Harikalar Diyarında ... isimli bir şahsın tarihi eserleri piyasaya sürmek amacıyla müşteri aradığının bildirildiği, Harikalar Diyarı civarına gelindiğinde ... plakalı bir aracın beklediği kalabalık bir grubun olduğu, Sulh Ceza Mahkemesinin arama kararına istinaden ...., ..., ..., ..., ..., ... .. . isimli şahıslar tespit edildikten sonra beyanlarının alındığı, ... isimli şahsın ceket cebinde bir adet sarı bileziğe benzeyen bir obje ile üzerlerinde değişik figürler olan 7 adet obje, bir adet sarı renkli tele bağlı kolye, 7 adet sikke muhafaza altına alındığı, diğer şahısların üzerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı belirtilmiştir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğünün 02.01.2012 tarihli raporunda, ...'da yakalanan eşyaların incelenmesi neticesinde 1 adet altın alınlığın Roma dönemine ait olduğu ve 2863 sayılı yasanın 23/a maddesinde belirtilen eserlerden olup 25. madde 1. fıkrasına göre tasnif ve tescile tabi kültür varlıklarından olduğu bildirilmiştir. Sanık savunması, olay tespit ve muhafaza altına alma tutanağı, resimler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hakkında hüküm kesinleşen sanıklarla birlikte sanık ... suçlamayı kabul etmemiştir. Arama kararına istinaden yapılan aramada sanık ...'de yakalanan altın alınlığın 2863 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve tasnif ve tescile tabi olduğu anlaşılmakla sanık ...'ye atılı suçun sabit olmuş, 2863 sayılı yasanın 24. mad. delaletiyle 70 maddesi, TCK 62/1, 50/1-a, 52/2 maddelerinden cezalandırılmasına karar verilerek hüküm kurulmuştur." 2. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, açık kimliği tespit edilemeyen ... isimli bir şahsın elinde bulunan tarihi eserleri Ankara'da piyasaya sürmek amacıyla müşteri aradığı, eserleri Sincan ilçesinde bulunan Harikalar Diyarı Parkı civarında buluşacağı alıcılara göstereceği bilgisine ulaşılması üzerine Harikalar Diyarı isimli parka gidildiği, ... plakalı ve park halinde bekleyen aracın yanında bekleyen grubun yanına gidilerek Sincan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.12.2011 tarihli ve 2011/1216 Değişik iş sayılı kararına istinaden kimlik kontrolü ve üst araması yapıldığı, sanık ...'ın ceketinin cebinden bir adet alınlık, 7 adet sikke ile bir adet kolye ele geçirildiği anlaşılmıştır. 3.Sanık ... savunmasında, dava konusu eserlerin bir kısmını Manavgat ilçesinden, bir kısmını da Konya ilinden aldığını, imitasyon olduklarını bildiğini, bunları satma amacının olmadığını ve temyiz dışı diğer sanıklara da satma girişiminin olmadığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabileceği gözetilmeksizin, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen ve kendisine yükümlülük yüklenmeyen sanık hakkında, yasal zorunluluk hali de bulunmadığı halde, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi yerine açıklanması geri bırakılan hükümde verilen kısa süreli hapis cezasının açıklanan hükümde adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, Müze Müdürlüğü görevlilerince soruşturma aşamasında düzenlenen raporun hükme esas alınması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/176 Esas, 2016/473 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.