Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13415 E. 2024/23480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13415
Karar No
2024/23480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/4775 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59180 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59180 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanığın inceleme konusu 12.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Evvelce 15.01.2018 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle sanığın mahkumiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/254 esas, 2019/32 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 07.02.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 12.08.2019 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 12.08.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2019 tarihli ve 2019/7195 Soruşturma, 2019/24148 Esas, 2019/20002 sayılı iddianamesi ile Antalya 33. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; Antalya 33.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.10.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/254 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 15.01.2018 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2018 tarihli ve 2018/6868 Soruşturma, 2018/2553 Esas sayılı iddianamesi ile Manavgat 2.Ağır Ceza Mahkemenine kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu kabul edilerek Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/254 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, 3. Denetim süresi içerisinde 12.08.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, kanun yararına bozma istemine konu Antalya 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/445 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2022/1040 Esas, 2023/35 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan, "Bu Kanun'un a. 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b. 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/254 Esas, 2019/32 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verildiği, kararın 13.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı anlaşıldığından, sanığın 12.08.2019 tarihli eylemini, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun'la değişik 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 12.08.2019 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/445 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2022/1040 Esas, 2023/35 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Antalya 33.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2020/445 Esas, 2021/580 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13415, K. 2024/23480, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-13415-e-2024-23480-k-aa51343b99cd