Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/4679 E. 2026/4414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4679
- Karar No
- 2026/4414
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/533 Esas, 2024/753 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kabulüne, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde asıl davada davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri kâr payı dağıtımı yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını, yapılan ihtarlara cevap vermediğini ileri sürerek şirket müdürünün azline, şirketin yurt içi ve yurt dışı tüm mal varlıkları, sözleşme ve ihale bedeli alacakları banka hesapları, alacak ve borçları tespit edilmek suretiyle müvekkilinin hissesine düşen değerlerin verilmesine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5 51... . maddeleri gereğince müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiş, 18.01.2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 93.769,60 TL olarak ıslah etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının şirket müdürlüğü görevinden azline, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına, şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, 06.02.2013 tarihli dilekçesi ve 18.06.2013 tarihli celsedeki beyanıyla taleplerini şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve birleşen dava yönünden ise davalının şirket müdürlüğü görevinden azledilmesi olarak sınırladıklarını belirtmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, mahkemenin 2014/670 E., 2018/68 K. sayılı ilamı ile birleşen dava yönünden verilen kararın kesinleştiği, asıl davada, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 177. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ve davacının ıslah talebini içeren dilekçesinin söz konusu Kanun değişikliği tarihinden sonra olması birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 181. maddesi gereğince ıslah harcını yatırması için süre verildiği, ıslah harcı yatırılmış olmakla talep gibi davacının davalı şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının bozma ilamının davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine göre çıkma payının en yakın tarihine ilişkin hesaplanan ve davanın ilk kabul karar tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle asıl davada; davanın kabulüne, davacının davalı ... San. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 14.10.2025 tarihli, 2025/2036 E. ve 2025/6217 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı asıl davada davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur
IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespiti, birleşen dava ise davalının şirket müdürlüğü görevinden azli istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
V. SONUÇ: Asıl davada davalının karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 4.520,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.