Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1222 E. 2026/1294 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1222
- Karar No
- 2026/1294
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1222
KARAR NO: 2026/1294
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/10/2024
NUMARASI: 2024/1253 2024/1271
DAVANIN KONUSU: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında reddeden davalı (... ...) tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi reddeden davalı(... ...)tarafından istenilmiş olmakla,süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında reddeden davalı (... ...) tarafından sunulan ret dilekçesinde özetle; mahkeme hakimince 14/12/2023 tarihli celsede davacı vekiline 4 no'lu ara karar uyarınca açıkça " ıslah dilekçesi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine" şeklinde karar verildiğini, 04/04/2024 tarihli celse de yapılan açık yargılamada davacı tarafın bir önceki celse verilen kesin süreye rağmen ıslah yapmamış olmasına karşın Mahkeme hakimince davacı tarafa hitaben " ıslahın yapılmadığını" davacı tarafın ise " neye ilişkin ıslah yapacağımızı bilemedik " şeklindeki beyanına karşı Mahkeme hakimi açıkça " alacak tutarına göre yapabileceğinizi, bir önceki celse ıslah için kesin süre vermiş olsam da ihtarat yapmamış olmam dolayısıyla yeniden ıslah için süre talep edebilirsiniz" şeklinde davacı vekiline yol gösterdiğini, mahkemenin davacı tarafa bu yönde yol göstermesi üzerine tahkikatın bittiği taraflara tefhimle bildirilmesine rağmen davacının mahkeme hakiminin gösterdiği yol neticesinde ıslah için yeniden süre talep ettiğini, mahkeme hakiminin bir önceki celse vermiş olduğu kesin süreyi yok sayarak davacı vekiline ıslah dilekçesini sunmak ve harcını ikmal etmek üzere HMK 181 maddesi gereğince bir kere daha 1 haftalık kesin süre verdiğini, mahkeme hakiminin açıkça HMK m. 90 ve 94 hükmünü yok sayarak kanundaki kesin süreleri artırdığını ve aynı şekilde bir önceki celse kesin olduğu belirtilen süreye rağmen bir kere daha kesin süre verdiğini, mahkeme hakiminin kesin süreyi HMK m. 90'a aykırı bir şekilde uzatmasıyla birlikte HMK m. 177 hükmünü de ayrıca yok sayarak tahkikat bitmesine rağmen davacı vekiline ıslah için süre verdiğini, mahkeme hakiminin davacı tarafa yol gösterdiğini ve tarafsızlığını şüpheye düşürdüğünü, 04/04/2024 tarihli celse de " kesin süre daha önce verilmişti. Hakim tarafından ihtaratsız süre verildiği için yeniden süre verilebileceğini söylendiği için yönlendirildiğini düşündüklerini belirterek, hakimin tarafsızlığı ve bağımsızlığından şüpheye düşürecek olguların gerçekleştiğini hakimi çekilmeye davet, kabul görmemesi durumunda mahkeme hakiminin davadan reddini talep etmiştir.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.
Dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davalı (... ...) tarafından mahkeme hakimince davacı tarafa ıslah dilekçesini sunmak için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen davacı tarafça ıslahın yapılmadığı, karşı tarafça neye ilişkin ıslah yapılacağına dair hususu mahkeme hakimine sordukları, hakimin de bu yönde yönlendirmede bulunduğu ve tekrardan usule aykırı olarak yeniden süre verdiği, bir önceki kesin sürenin aksine tahkikatın bitirilmiş olmasına rağmen yeniden süre verildiği, yapılan itirazların dikkate alınmadığı ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların bir kısmının işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, dosya içeriğinden yönlendirme ve ihsası rey niteliğinde bir ara karara rastlanılmadığı, bir kısım iddialarında soyut nitelikte olduğu yönündeki merci değerlendirmesi yerindedir.Bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, İSTANBUL ANADOLU 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/1253 D.İş, 2024/1271 karar sayılı kararına karşı istinaf başvuru talebinin REDDİNE,
Kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,
İstinaf giderlerinin davalı (... ...) üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere