Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3799 E. 2026/1031 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3799
- Karar No
- 2026/1031
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1457 Esas, 2025/689 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/98 E., 2023/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli..." ibareli tanınmış marka bulunduğunu, kapsamında 3. sınıf emtianın yer aldığını, davalılar adına tescilli ... ...,... "şekil markası" ve... "..." markaları ile müvekkili markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, delil tespitine yönelik dosyada alınan bilirkişi raporunda, davalı ...'ye ait işyerinde tespit edilen ürünlerin, müvekkili markasıyla karıştırılma ihtimalinin ortalama tüketici nezdinde yüksek olduğu görüşüne yer verildiğini ileri sürerek davalıların eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile davacının 1997 yılında adi ortaklık kurduğunu, önce ikisinin adlarının birleşimi olan ... markasının oluşturulduğunu,...Ticaret'in müvekkiline ait olduğunu, marka olarak...ve... ibraesinin 2002 yılında davacı adına tescil edildiğini, 2008 yılında yaşlarının ilerlemesi sebebi ile iki ortağın işyeri devir sözleşmesi ile işleri ... ve...ye devrettiklerini, 2012 yılında... markasının koruma süresi bittiğinde yenileme işleminin, işlemlerini devraldığı marka ve işletmeyi sürdüren müvekkili ... tarafından yapıldığını, davacının markasını sürdürme ve koruma amacının olmadığını, işyerini tüm emtiası ile birlikte devrettiğini, süreçte ... ile ortaklığın sona erdiğini, bundan sonra müvekkilleri tarafından...Ticaret Adi Ortaklığı'nın kurulduğunu, yeni kurulan şirket için marka tescili gerektiğinden cilt şapı ürünü için davacı markası ile karıştırılmayacak şekilde farklı bir marka seçildiğini, davacı markasının 3. sınıf emtia için tescil edildiğini, müvekkili markasının bu emtia sınıfında tescilli olmadığını, müvekkilleri adına tescilli markaların 3, 5, 35. sınıflarda... "...", 3, 5, 35. sınıflarda ... no.lu şekil markası olduğunu, "İha R" markasının henüz tescil edilmediğini, davacının 2008 yılından bu yana markasal kullanımının bulunmadığını, taraf markalarında herhangi bir benzerlik olmadığını, ürünlerin belli bir kesime hitap ettiğini, sıradan tüketiciye yönelik olmamakla karıştırılma ihtimalinin doğmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2...." ibareli markanın 3. sınıfta müteveffa davacı ... adına; 03/38. sınıflarda ... "İHA+şekil", 03/05/35. sınıflarda... "..." ve 03/05/35. sınıflarda... "şekil markalarının davalılar adına tescilli olduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında, davalı tarafın ... numaralı markasının davacı markası ile görsel ve fonetik olarak benzer olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, ... ile davacı markasının 03. sınıftaki emtialar açısından görsel ve fonetik olarak ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği, markaların tescil kapsamında yer alan -kararda sayılı- emtianın aynı ve benzer oldukları, sözkonusu mal ve hizmetler açısından SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, yine ... numara ile 03/05/35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde tescilli "..." markası ile davacı markasının 03. sınıf emtia açısından görsel ve fonetik olarak benzer olduğu, 03. sınıfta yer alan emtianın tamamı ile 35. sınıfta yer alan -kararda sayılı- hizmetlerinin aynı ve benzer görüldükleri, sözkonusu mal ve hizmetler açısından SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, davacı adına tescilli markanın tescil kapsamı içinde ciddi olarak kullanıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2017/267 83... ... numaralı markaların -hükümde sayılı- emtia ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, diğer taleplerin (markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve sair talepler ile ilan talebinin) reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/517 E. sayılı dosyasının iş yeri işletme sözleşmesinden kaynaklanan malın iadesi ve alacak talebine ilişkin olduğu, söz konusu davanın konusu 14.07.2008 tarihli sözleşmede marka kullanımına veya devrine ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, bu hususta başka bir delil de bulunmadığı, bu nedenle de işbu dava ile ilişkilendirilemeyeceği, davacının 3. sınıfta tescilli 2..." markasının, davalıların 03/5/35. sınıflarda tescilli ... "İHA+şekil" ve 05/35 sınıflarda tescilli... "..." markasının benzerlik içerdiği, markaların esas unsurunun "İHA" ibaresi olduğu, ... no.lu davalılar markasında "İHA" ibaresine "cilt şapı" ibaresinin ve yine ... no.lu davalılar markasında "İHA ibaresine eklenen şeklin markalara ayırt edicilik katmadığı, davacı markası ile davalıların ... no.lu "İHA+şekil" markasının 5 ve 38. sınıfta yer alan bir kısım emtia yönünden; davalıların ... no.lu "..." markasının tescil kapsamındaki 03. sınıfta yer alan emtiaların tamamı ile 35. sınıfta yer alan bir kısım emtialar yönünden benzer görüldüğü gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile marka iptali taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalılardan ...'nin 27.03.2022 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının... ............olduğu, 09.03.2023 tarihli gerekçeli kararın ...'nin hayatta iken vekâletname verdiği Avukat ...'na tebliğ edildiği, kararın adı geçen vekil tarafından 31.08.2023'de ... ve ...'yi temsilen istinaf edildiği, bilahare gerekçeli kararın 2024 yılında ...'nin bir kısım mirasçılarına tebliğ edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davalılar kısmına davalı ...'den başka T.C. Kimlik numarasına yer verilmeyen ... adının tekrar yazıldığı, davalı müteveffa ...'nin mirasçılarının adlarına yer verilmediği gibi kararın mirasçılara tebliğ edilmediği, mirasçıların dosyada vekâletnameleri bulunmadığı halde istinaf mahkemesi kararının davalı ... ve diğerleri vekili olarak Avukat ...'na tebliğ edildiği ve kararın adı geçen vekil tarafından davalılar adına temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513. maddesi "Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur." düzenlemesini havi olup ...'nin vefatı ile vekilin vekâlet görevi sona ermiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 'Dava sırasında taraflardan birinin ölümü' başlıklı 55. maddesinde yer alan "(1) Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." düzenlemesi dikkate alınarak ...'nin mirasçılarının davaya dahli hususunda davacıya süre verilerek, sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken, vekâlet ilişkisi sona ermiş vekille davaya devam edilmesi, tebligatların usulsüzlüğünün Bölge Adliye Mahkemesinde de gözetilmemiş olması, ... adına verilmiş istinaf dilekçesinin kabulü ile esastan inceleme yapılmış olması karşısında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik başvurunun esastan reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalı taraf adına ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı taraf adına ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.