Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3877 E. 2026/2133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3877
Karar No
2026/2133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/473 E., 2025/1286 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2024/619 E., 2025/51 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici ... İnşaat ile diğer bir kısım davalı arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı kat yapımı sözleşmesi yapıldığını, dava konusu C Blok, 3. kat, 11 no.lu bağımsız bölümün yükleniciye kalmasının kararlaştırıldığını, davacının yüklenici firma ile anlaşarak bağımsız bölümü 330.000,00 TL karşılığında yükleniciden satın aldığını, bedelin tamamının 23.10.2018 tarihinde ödendiğini, sözleşmenin arsa sahiplerine tebliğ edildiğini, satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerhi için yaptıkları başvurunun taşınmazın yüklenici adına kayıtlı olmaması sebebiyle reddedildiğini, dava konusu tapunun 1/2'lik hissesinin, 26.11.2020 tarihinde 150.000,00 TL'ye, geriye kalan 1/2'lik hissenin ise 30.12.2020 tarihinde 100.000,00 TL bedelle ...'a devredildiğini, bu devrin muvazaalı olduğunu, davalı yüklenici şirket ve sahibinin borca batık olduğunu, bir çok kişiyi dolandırdığını, bu sebeple haklarında çok sefer suç duyurusunda bulunulduğunu, mal kaçırdıklarını, savcılık dosyalarının sorulmasını talep ettiklerini, ...'ın devir tarihinde ve oğluna vekaletname verdiği tarihte fiili ehliyetinin yerinde olmadığını, 06.01.2021 tarihinde devirden bir hafta sonra vefat ettiğini, taşınmazın satış bedelinin düşük olmasının da muvazaayı gösterdiğini, davalı ...’ın taşınmazı satın alacak maddi gücü olmadığını, şirketin mal kaçırmasına diğer davalı arsa sahipleri ile birlikte yardım ettiğini, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından yaklaşık iki yıl önce alınmış olmasına ve kullanıma hazır halde olmasına rağmen bu taşınmazı ne kiraladığını ne de kendisi ikame ettiğini, bu durumun dahi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve taraflar arasındaki muvazaayı başlı başına ispat ettiğini, devrin gerçekleştiği tarihte de davalı firma ve sahiplerinin batık durumda olduklarını, bu durumun Amasya ili içerisindeki her kişi tarafından bilindiğini, bunun yanında davalı firmanın ve sahibinin mal varlıklarını başkaları üzerine kaçırdıklarının da bilindiğini belirterek C Blok, 3. kat, 11 no.lu mesken niteliğindeki bağımsız bölümün kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde bağımsız bölümün karar tarihine en yakın tarihteki bedeline, taşınmazın davacı adına kayıt edilmesinin imkansız hale geldiği 26.11.2020 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiz ile ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde ve husumet itirazında bulunduğunu, davacının genel geçer ve soyut ifadelerle muvazaa iddiasını güçlendirmek için ve ispat külfetini üzerine bırakmaya çalışarak işbu davayı açtığını, hukuk sisteminde tapuya şerh kurumu bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu satış vaadi sözleşmesinin bilindiği veya dava konusu taşınmazın tüm bedelinin ödendiği gibi durumları 3. kişi olarak bilmesinin mümkün olmadığını, böyle bir durumunun tarafınca da bilinmediğini, TMK'ya göre madde 1023 gereği tapuya güvendiğini, iyiniyetli olduğunu, dava ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı ... İnşaat Haf. Nak. San.ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı definde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının daha önceden Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/122 Esas, 2022/133 Karar sayılı dosyasında tarafları ve konusu aynı dava açtığını ve sonuçlandığını, işbu dava neticesinde derdestlik itirazında bulunduklarını, söz konusu olaya ilişkin davanın sonuçlandığını ve ödemeler için senet verildiğini, davacıya da senetler karşılığı aydan aya ödemeler yapıldığını, dolayısıyla açılmış bulunan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından terditli birinci talep olarak davalı aleyhine açılan, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davası sabit olmadığından reddine, davacı tarafından terditli ikinci talep olarak davalılar aleyhine açılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasının, davalı ... İnşaat Hafriyat Nakliye Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden kabulüne, sabit olan 1.748.000,00 TL'nin, temerrüt tarihi olan 26.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....İnşaat Hafriyat Nakliye Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından terditli ikinci talep olarak davalılar aleyhine açılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasının, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Arsa sahiplerine satış vaadi sözleşmesinin hem haricen hem de ihtarname ile tebliğ edildiğini, sözleşmeden haberdar olmalarına rağmen 3. kişiye devrin yapıldığını,

b. Davalı ...’ın taşınmazı muvazaalı şekilde iktisap ettiğini, taşınmazın davalıya apar topar satıldığını, satış tarihinde arsa sahibinin ehliyetsiz olduğunun adli tıp kurumu raporu ile tespit edildiğini, bunun da muvazaanın göstergesi olduğunu, ayrıca tescili de yolsuz hale getirdiğini,

c. TBK m.513 uyarınca fiil ehliyetinin kaybedilmesiyle vekalet ilişkisinin sona erdiğini,

d. Önceki tarihli ve geçerli olan sözleşmeye öncelik tanınması gerektiğini, davalılarca yapılan satış sözleşmesinin geçerli olmadığını,

e. Yemin ve isticvap deliline dayandıklarını, değerlendirilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, temliken tescil, mümkün değilse tazminat istemlerine ilişkindir.

Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/122 Esas, 2022/133 Karar sayılı dosyasında davacının arsa sahipleriyle, yükleniciye karşı kısmi tazminat davası açtığı, davanın yüklenici açısından kabulüne, davalı arsa sahipleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve bu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. İşbu dosyada davacı öncelikle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde karar tarihine en yakın tarihli taşınmaz değerinin davalı ... dışındaki diğer davalılardan tahsilini talep etmiştir. Karara çıkan dosyada arsa sahiplerine yönelik dava husumetten reddedildiği için kararın bu şekilde kesinleşmesi halinde işbu dosyada arsa sahipleri açısından kesin hüküm sonuçlarının değerlendirilmesi gerekeceğinden o dosyanın neticesi beklendikten sonra davacının bu dosyadaki taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3877, K. 2026/2133, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3877-e-2026-2133-k-af62fa148b7c