Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6603 E. 2024/8115 K. – Şirket Genel

Konu: Şirket Genel Kurul Kararının İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6603
Karar No
2024/8115
Karar Tarihi
Konu
Şirket Genel Kurul Kararının İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1706 Esas, 2023/1530 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/207 E., 2023/549 K.

Taraflar arasındaki şirket genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin 29.600.000 TL toplam sermayesi içinde 4.983.350 TL'lik sermayeye karşılık gelen 996,67 adet hisse ile %17 pay sahibi ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının ... Holding A.Ş., ..., ... olduğunu, şirketin büyük hissesinin sahibi durumunda bulunan ... Holding A.Ş.'nin, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcılığı görevlerini yürüten diğer pay sahipleri ... ve ... tarafından yine aynı şekilde yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı sıfatıyla temsil edildiğini, dava konusu edilen 30.03.2016 tarihli genel kurulun 4, 5, 6, 7 ve 8 no.lu kararların oy yasağı ihlal edilerek karar alındığını, dava konusu edilen 4 no.lu karar ile davalı şirketin 2015 yılı faaliyet dönemine ilişkin olarak bilanço ve kâr/zarar tablosunun tasdikine karar verildiğini, oy çokluğu ile alınan bu kararın, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ... (%20,5) ile yönetim kurulu başkan yardımcısı ...'ın (%17) gerek şahıslarına ait paylardan doğan oy hakları ile, gerekse yine organ üye sıfatıyla yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı olarak temsil ettikleri diğer pay sahibi ... Holding A.Ş.'nin (%45,5) paylarından doğan oyların kullanımı neticesinde alındığını, bu bakımdan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(6102 sayılı Kanun)'nun 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre oy yasağı kuralı ihlal edilmek suretiyle 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü maddesi hükmü çerçevesinde kendi yararlarına ibra etkisi doğuracak şekilde bir karar alınmasını sağladıklarını ve alınan 4 no.lu kararın, emredici oy yasağını ihlal ettiğinden geçersiz olduğunu, ilk olarak bu yönden iptali gerektiğini, finansal tabloların (bilanço ve kâr/ zarar/ gelir tablolarının) tasdiki ile ilgili kararın, hesap verme ve dürüstlük ilkelerine de uygun olmadığını, özensiz ve gerçek durumu yansıtmaktan uzak olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemlerde her yıl istisnasız davalı şirketin 23-24 milyon TL civarında kâr elde ettiğini, mevcut yönetim kurulu üyelerinin 19.09.2014 tarihinde yönetim kuruluna seçilmesinden itibaren, diğer iştirak şirketlerde de olduğu gibi izahı mümkün olamayacak şekilde hızla kâr kaybına uğradığını, tüm bu nedenlerle, 4 no.lu finansal tabloların tasdikine ilişkin kararın, hem ihlal edilen oy yasağı nedeniyle, hem de hesap verilebilirlik ilkesine aykırı olması nedeniyle kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığı gözetilerek iptali gerektiğini, 30.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurulda 5 no.lu gündem maddesi olan yönetim kurulu ibrası için yapılan oylamada, yönetim kurulu üyesi ve pay sahibi ...'ın, 996 adet müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık, 3689 adet olumlu oyla ve oy çokluğu ile ibrasına karar verildiğini, diğer Yönetim Kurulu Üyesi ...'ın da yine aynı şekilde 996 adet müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık, 3689 adet olumlu oy ve oy çokluğu ile ibrasına karar verildiğini, Yönetim Kurulunun diğer üyesi ... için yapılan oylamada , müvekkilinin 996 adet olumsuz oyuna rağmen, 4.923 adet olumlu oyla ve oy çokluğu ile ibrasına karar verildiğini, bu oylamalar neticesinde alınan karara müvekkili usulüne uygun şekilde yazılı olarak muhalefet şerhi sunduğunu, muhalefet şerhi tutanağa derç edilerek ek yapıldığını, oy yoksunluğu nedeniyle oy hakkını bizzat kullanmak olanağına sahip bulunmayan bir pay sahibinin, (somut olayda ... Holding A.Ş.; ... ve ...'ın) aynı sonuca üçüncü bir kişiye temsil yetkisi vererek ulaşmasının (dolanması) da mümkün olmadığını, yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasında, yasal temsilci sıfatının (Yönetim Kurulu Başkanı ve imza yetkilisi) bulunduğu ... Holding A.Ş.'nin oylarının genel kurulda kullanımı için, Avukat ...'na temsil belgesi verdiğini, onun marifetiyle kendi yararına oy kullanılmış olmasının (dolanılmasının), temsilin, temsil edilen uhdesinde netice doğuracağına dair kanuni hüküm temelinde geçersiz olacağını, bu nedenle 5 no.lu ibra kararının da kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, 30.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurulda 6 no.lu gündem maddesi olan yönetim kurulu seçimi için yapılan oylamada, 996 Adet müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık, 4.923 adet yönetim kurulu üyesi hakim ortakların olumlu oyu ve oy çokluğu ile ..., ... ve ...'nün 3 (üç) yıl süre ile Yönetim Kurulu Üyesi seçilmesine karar verildiğini, bu oylamalar neticesinde alınan karara, müvekkilinin usulüne uygun şekilde yazılı olarak muhalefet şerhi sunduğunu, muhalefet şerhi tutanağa derç edilerek ek yapıldığını, Yönetim Kurulu Seçimine ilişkin 6 no.lu kararın, 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırı şekilde oy yasağı ihlal edilerek karara bağlandığından öncelikle oy yasağı yönünden iptal edilmesi gerektiğini, kanuna uygun oylama yapılsaydı oy yasağına tabi olan oyların geçersiz olacağını, geriye sadece müvekkilinin 996 adet olumsuz oyu ile kararın alınmasının mümkün olmayacağını, 30.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurulda 7 no.lu gündem maddesi olan yönetim kuruluna 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerine istinaden yetki verilmesi için yapılan oylamada, 996 Adet müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık, 4.923 adet yönetim kurulu üyesi hakim ortakların olumlu oyu ve oy çokluğu ile karar verildiğini, bu oylamalar neticesinde alınan karara, müvekkilince usulüne uygun şekilde yazılı olarak muhalefet şerhi sunulduğunu, muhalefet şerhi tutanağa derç edilerek ek yapıldığını, Yönetim Kurulu üyeleri, kendileri ile şirket arasındaki bir iş ve işlem olarak kabul edilen şirketle işlem yapmak ve şirketle rekabet yapmak gibi 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddelerinde düzenlenen yasağı kanunen geçersiz oylarla aştıklarını, 4.923 adet olumlu oyun tamamının geçersiz olduğunu, 7 no.lu kararının da kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, 30.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurulda 8 no.lu gündem maddesi olan yönetim kurulu üyelerinden ... ve ... yararına kişi başı net aylık 20.000,00 TL huzur hakkı verilmesinin, diğer yönetim kurulu üyesi ... için huzur hakkı verilmemesi için yapılan oylamada, 996 Adet müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık, 4.923 adet yönetim kurulu üyesi hakim ortakların ve yine bu iki yönetim kurulu üyesinin kontrolündeki ... Holding A.Ş.'nin olumlu oyu ve oy çokluğu ile karar verildiğini bu oylamalar neticesinde alınan karara, müvekkilince usulüne uygun şekilde yazılı olarak muhalefet şerhi sunulduğunu, muhalefet şerhi tutanağa derç edilerek, ek yapıldığını, alınan kararda huzur hakkı olarak karar alındığını ancak gerek tutarın fahiş olması gerekse yönetim kurulu üyelerinden ... için huzur hakkı verilmemesi gözetildiğinde, yönetim kurulu üyelerinden ... ile ... için karara bağlanan aylık net kişi başı 20'şer bin TL'lik ödemelerin gerçekte bir ücret niteliğinde olduğunu ve bunun da azlık pay sahiplerinin kâr payı alma haklarını zedelediğini, 30.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurulda 9 no.lu gündem maddesi olan 2015 yılı ve geçmiş yıllar kârlarının dağıtımı için yapılan oylamada, 996 Adet müvekkilinin olumsuz oyuna karşılık, yönetim kurulu üyesi hakim ortaklar ... ve ... ile bu iki yönetim kurulu üyesinin yönetim ve kontrolü altında bulunan ... Holding A.Ş. 'ye ait toplam 4.923 adet olumlu oy ve oy çokluğu ile geçmiş yıllar kârlarının hiç dağıtılmamasına ve 2015 yılı faaliyet dönemine ait kârın ise, sadece kanun ve ana sözleşme gereği tenzili gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmından net 2.635.000,00 TL'sının 31.03.2017 tarihine kadar ortaklara dağıtılmasına karar verildiğini, bu oylamalar neticesinde alınan karara müvekkilince usulüne uygun şekilde yazılı olarak muhalefet şerhi sunulduğunu, muhalefet şerhi tutanağa derç edilerek, ek yapıldığını, dağıtılmayan geçmiş yıllar kâr tutarının 206.560.511,85 TL'sına ulaştığını, geçmiş yıllar kârının keyfi olarak ortaklara dağıtılmamasının, azlığın mağdur edildiğini, kararın haksız ve kötü niyetle alınmış bir karar olduğunun ve iptali gerektiğini ileri sürerek 30.03.2016 tarihli 2015 yılı genel kurulunda alınan 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 no.lu kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduklarının tespiti ile iptaline karar verilmesini 6102 sayılı Kanun'un 449 uncu maddesi uyarınca huzurda dava konusu edilen kanuna ve usule aykırı Genel Kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına ve ayrıca 6102 sayılı Kanun'un 448 inci maddesi uyarınca davanın açıldığının davalı şirket yönetim kurulu tarafından uygun vasıtalarla ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ve ... Holding A.Ş.'ni kuran ..., davacı ..., ... ve ...'ın babası olduğunu, ...'ın 14.06.2014 tarihinde ani gelişen kalp durması sonucu bilincinin kapandığını, fiili ehliyetinden yoksun kaldığını, kızı ... tarafından vesayet altında alınması talebinde bulunduğunu, İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/591 E. sayılı dosyasıyla dava açtığını, alınan karar ile ... vesayet altına alındığını, ve vasi olarak davacının kız kardeşi ...'ın vasi olarak atandığını, ...'ın 02.02.2016 tarihinde vefat ettiğini, ...'ın I.grup ve II.grup A bendinde yer alan tüm iş ve işlemlerde imzasının gerektiğini, şirket yönetim kurulunun toplanıp imza sirkülerinde gerekli değişiklikleri yapmamaları ve ...'ın yaşadığı ağır sağlık sorunları nedeniyle 31.10.2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında yeniden seçim yapıldığını, yönetim kuruluna ..., ... ve ...'nün seçildiğini, davacının, davalı müvekkili şirkette 31.10.2014 tarihine kadar yönetim kurulu başkan yardımcılığı yaptığını ve şirketin tüm işleyişinden bilgi sahibi olduğunu, müvekkili şirketin 30.03.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı faaliyet dönemine ilişkin olağan genel kurul toplantısında "Finansal Tabloların (ayrıtınlı bilanço, gelir tablosu) tasdikine" ilişkin kararın iptali bakımından ortaya getirilen iddianın haksız, yersiz ve dayanaksız olduğunu, davacının, toplantı gün ve saatine kadar mali tabloları, diğer belge, rapor ve bilgi v.s'nin incelemediğini, finansal tabloların tasdiki kararının 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "oydan yoksunluk" kuralı ihlal edilerek alınmış bir karar olduğunun iddia edildiğini, iddiaların haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, genel kurulun finansal tabloların tasdiki kararı bakımından oy kullanılmasının şahsi bir iş olarak nitelendirilmesinin mümkün olamayacağını, davacının 31.10.2014 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyesi seçilmemesi üzerine her durumda ve fırsatta davalı müvekkili şirkete karşı asılsız ve dayanaksız iddialarla dava açtığını, davacının kendi dönemini kapsayan 30.09.2015 tarihli 2014 yılı faaliyet dönemine ilişkin yapılan genel kurul toplantısında özel denetçi atanması talebinin kabul edilmediğini, bunun üzerine bir kısım kararların iptali için davacı tarafından davaların açıldığını, dava konusu edilerek iptali istenen 30.03.2016 tarihli 4 no.lu kararın alınmasından önce davacının gündem maddesiyle ilgili hiç söz dahi almadığını, genel kurulda alınan kararlarla ilgili olarak davacının bilgi edinme hakkının ihlal edilmediğini, mali tabloların tasdikine ilişkin kararların iptaline karar verilemeyeceğini, genel kurulda görüşülen ve tasdik edilen bilanço ve gelir tablosunun davacının iddia ettiği gibi 1 sayfadan ibaret olmadığını, muhasebe stardatlarına, usulüne ve dürüstlük ilkesine uygun surette hazırlandığını, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin genel kurulun iptali istenen 5 no'lu kararın usule, yasaya, şirket ana sözleşmesine ve iyi niyet kurallarına uygun olarak alınmış bir karar olduğunu, oylamanın her bir yönetim kurulu üyesi için ayrı ayrı yapıldığını, davacının peşin fikir ve kararla hazırlamış olduğu yazılı muhalefetini toplantı divanı başkanlığına verdiğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...'ın ... Holding A.Ş.'nin oy hakkından yoksun olması sonucunu doğuramayacağını, oydan yoksunluğun devreye girebilmesi için ... Holding A.Ş'nin kendisini veya bir yavru şirketini ibra etmesi gerektiğini, iptali istenen ibra oylamasının 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi hükmünün kapsamının dışında kaldığını, dava konusu edilen genel kurulda alınan 6 no.lu kararla 3 kişilik ve 3 yıl süre ile görev yapacak yönetim kurulu seçildiğini, yönetim kurulu üyeliklerine ..., ... ve ...'nün seçildiğini, bu kararında da diğer kararlar gibi kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına uygun bir karar olduğunu, bu kararda kullanılmış olan oyların 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesi kapsamında olmadığını, bu karar alınırken davacının muhalif kalmadığını, olumsuz oy kullandığını, karar alındıktan sonra önceden hazırladığı yazılı muhalefetini sunduğunu, davacının yönetim kurulu üyesi seçiminin pay sahibi bakımında kişisel nitelikte bir işlem olduğunu iddia ettiğini, yönetim kurulu seçiminin kesinlikle pay sahibi bakımından kişisel nitelikte bir iş olmadığını, müvekkili şirketin 30.03.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesinde görüşülerek alınan kararda yönetim kuluna 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddeleri gereğine yetki ve izin verilmesine karar alındığını, alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olarak alındığını, iptalini gerektirecek şartların olmadığını, müvekkili şirketin önceki yıl genel kurullarında yönetim kurulu üyelerine bu yetki ve iznin hep verildiğini ve basiretli gayret ve çalışmaların eseri olarak şirketin sürekli ve düzenli olarak büyüdüğünü, davacı tarafın müvekkilinin ... İnşaat Pazarlama San. Ve Tic. A.Ş'nin 30.03.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınmış olan 01.04.2016 tarihinden itibaren ... ve ...'a aylık net 20.000,00 TL kişi huzur hakkı ödenmesine dair 8 no'lu kararın oy kullanma yasağına, kanuna, ana sözleşemeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia ettiğini, Türk Ticaret Kanunu ve ticari örf ve adet gereği yönetim kurulu üyeliğinin ücret mukabili yapılmasının esas olduğunu, müvekkili şirketin ana sözleşmesinde de bunun yasaklanmadığını, yönetim kurulu üyelerine ödenecek olan huzur hakkı, ücret, ikramiye gibi hususlarda, şirket ana sözleşmesinde belirli değil ise 6102 sayılı Kanun'un 413 üncü maddesi uyarınca bunu belirlemenin genel kurulun görevi ve yetkisi olduğunu, genel kurulun bu yetkisinin devredilemez nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda şirkette aktif olarak da çalıştıklarını, yönetim kurulu üyeliğinin görevinin bu kapsamda ücret ve/veya huzur hakkı verilmeksizin yapılamayacağını, yönetim kurulu üyelerine ödenecek olan huzur hakkı tutarının yüksek olmadığını, huzur hakkının belirlenmesinde yönetim kurulunu üyelerini kapsayacak bir oydan yoksunluk halinin söz konusu olmadığını, bu kararın alınması sırasında yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmış olmalarının da hukuka aykırılık olmadığını, kâr dağıtımına ilişkin genel kurulun 9 no.lu kararında, geçmiş yıllar karının dağıtılmaması için kesinleşmiş, davacının hiç bir şekilde muhalefet etmediği ve olumlu oy kullandığı önceki yıl genel kurul kararlarının olduğunu, davacının bunların iptalini talep ve dava etmediğini ve o kararların varlığını ve geçerliliğini muhafaza ettiğini, alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olarak alındığını, kararların iptalini gerektirecek şartların olmadığını, dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin (08.11.2018 tarih ve 2016/13709 E., 2018/6884 K. sayılı bozma ve 2019-926 E 2020-5442 K sayılı karar düzletme isteminin reddine ilişkin 26.11.2020 tarihli) ilamı ile geçersiz olduğu belirtilen davalı şirketin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu seçimine ilişkin karar da dahil olmak üzere tüm kararların geçersizlik müeyyidesine tabi olması sebebi ile dava konusu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun yetkisini de ortadan kaldırdığı, 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda seçilen yönetim kurulu üyeleri alınan kararın geçersizliği nedeniyle bu sıfatlarını yitirdiklerinden dava konusu 2015 yılına ait olağan genel kurulu toplantıya çağırmaya yetkilerinin de bulunmadığı, olmayan bir yönetim kurulu kararına göre toplanan genel kurulun da yoklukla malul olduğu, davacı pay sahibinin dava konusu gündem maddelerine itiraz ederek itirazlarını tutanağa geçirdiği ve 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesinde sayılan çağrısız genel kurul koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 30.03.2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurulunda alınan 4, 5, 6, 7, 8, 9 no.lu kararların yoklukla malül olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketin dava konusu genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu üyelerinin 31.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurul kararıyla yönetici seçildikleri, bu olağanüstü genel kurul toplantısının geçersiz yönetim kurulu kararına istinaden yapıldığı, genel kurulda alınan kararların da bu sebeple geçersiz olduğu, dolayısıyla anılan kişilerin yönetim kurulu üyesi sıfatını kazanmadıkları hususunun kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit hale geldiği, bu durumda eldeki davaya konu 30.03.2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurul toplantı çağrısının da çağrı yapmaya yetkili yönetim kurulu tarafından yapıldığından bahsedilemeyeceği, bu toplantıda alınan kararların da yok hükmünde olduğu, çağrı usulsüzlüğü ise çağrı yapmaya yetkili kişilerin 6102 sayılı Kanun'un 411, 413 ve 414 maddelerindeki usullere riayet etmemeleri halinde değerlendirilebileceğinden, somut olayda usulsüz çağrıdan bahsetmenin de mümkün olmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 30.03.2016 tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 4-5-6-7-8-9 no.lu kararların iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 390 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6603, K. 2024/8115, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6603-e-2024-8115-k-8561ffcab273