Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6586 E. 2024/7796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6586
- Karar No
- 2024/7796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1030 Esas, 2023/1080 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/338 E., 2021/158 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2015/40486, 2015/40488, 2018/65146, 2015/36522, 2018/65151, 2018/65142, 2018/65138, 2015/35264, 2015/35265, 2015/35267, 2015/35271 ve 2015/36524 sayılı ve "...", "...", "... ", "...", "... 2", "... aile 2", "... aile", "... premier", "... premier 2", "... aile", "... aile 2", "... festival 2" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...+şekil" ibaresini 35 ve 37. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2019/44368 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, 35 ve 37. sınıf bakımından emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, davalı şirketin müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yarar sağlayacağını, markaların ayırt ediciliğine zarar vereceğini, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 07.10.2020 tarih ve 2020-M-8306 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili; "vizyon" ibaresinin birçok firma tarafından kullanıldığını, ayırt ediciliğini düşük olduğunu, tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, taraf markalarının da benzer olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, başvuru kapsamındaki 35.05. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 09. Sınıf kapsamında: Bilimsel amaçlı ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuvarlarda kullanılan malzemeler. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar. Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları; piller, aküler dahil). Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar” mal ve hizmetlerinin davacının 2015/40486 tescil numaralı "..." ibareli marka kapsamında yer alan 09. sınıftaki mallarla ve 2015/40488 tescil numaralı "..." ibareli markasındaki 09. sınıfta yer alan “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil)” malları ile benzer ve ilişkili mal ve hizmetler olduğu; ayrıca davalının başvurusunda yer alan 37.02. sınıftaki “Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri”nin davacının 2015 40486 tescil numaralı "..." ibareli marka ile 2015 40488 tescil numaralı ... ibareli markasında yer alan 37.02. sınıftaki “Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri” ile aynı olduğu; "vizyon" sözcüğünün ayırt ediciliğinin düşük olduğu, "sterilizasyon" ibaresinin 37.02. sınıf yönünden tanımlayıcı olmasınedeniyle dava konusu başvuruda "vizyon" ibaresinin öne çıktığı, ancak şekil unsurunun sözcük unsuruna göre öne çıktığı ve daha çok göze çarptığı, başvuru markası kapsamındaki 35.05 kapsamındaki 09. sınıf ile davacının 09. sınıftaki mal grubu yönünden ise; "sterilizasyon" ibaresinin tanımlayıcı olmaktan çıktığı ve ayırt edici hale geldiği, davalının "vizyon" ibaresini farklı kelime, renk ve şekil unsurları ile birlikte tescil ettirdiği, ortalama tüketicilerin, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet markaların farklı markalar olduğunu hemen ve ilk bakışta algılayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunmadığından tanınmışlığın bu duruma etkisinin bulunmadığı, kötüniyete ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının itiraza mesnet markalarının esas unsurunun anlamı bulunmayan "..." ve "..." ibarelerinden, dava konusu başvurunun esas unsurunun ise "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğu, başvurudaki şeklin de baskın unsur olarak öne çıktığı ve ilk bakışta dikkati çektiği, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak ve bütün olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle belirgin derecede farklı oldukları, tüketicilerin başvuru markasını gördüklerinden davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilecekleri, bu hale göre taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markalar benzer olmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının kanıtlanamadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının 2019/44368 sayılı ve "...+şekil" ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının, "...", "..." ve "..." asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddi üzerine TÜRKPATENT YİDK'nın 07.10.2020 tarih ve 2020-M-8306 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.