Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6571 E. 2024/7696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6571
- Karar No
- 2024/7696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1097 Esas, 2023/1047 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/185E., 2021/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "1968 meşhur ... hurma tatlısı" ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, davalı başvuru sahibinin bu karara itirazının ise dava konusu YİDK kararı ile kabulüne karar verilerek başvurunun reddi kararının kaldırıldığını, oysa müvekkilinin "Bağdata" asıl unsurlu markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığı nedeniyle dava konusu başvurunun müvekkili ile ilişkilendirileceğini, davalının kötü niyetli olduğunu, yaklaşık on yıldır ... markasını değişik yollar deneyerek almaya çalıştığını ileri sürerek, 2020-M-2949 sayılı YİDK’nın iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; Türkiye’nin en büyük yerel gazetesi olan ... Gazetesi haberine göre "... Hurma tatlısı"nın 1968 yılından beri imalatı gerçekleştirilen, Avrupa ve Ortadoğu’ya ihracatı yapılan özel bir tatlı olduğunu, bir çok satış noktasında satışı yapılan meşhur bir ürün olduğunu, dava konusu YİDK kararının hukuka uygun olduğunu, taraf markalarının karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların kullanıldıkları ürünler farklı olduğundan, davacı itibarının zarar görmesinin de mümkün bulunmadığını, markalar arasında işletmesel bağıtlandırmayı tesis edecek başkaca bir unsurun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının davacı markalarının tescilli olduğu emtialar ile aynı tür olduğu, ancak dava konusu marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin maruf bir coğrafi yer adı olduğu, dava konusu markanın davacının seri markası algısı yaratmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının önceki tarihli markalarının kazanılmış hak teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "1968 meşhur ... hurma tatlısı" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında yer alan "..." ibaresi ülkemiz tüketicisi tarafından da bilinen maruf bir yerin adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı gibi dava konusu başvuruda, "... hurma tatlısı" ibareleri kullanılmak suretiyle, bir tatlı çeşidi olarak algılanacak şekilde davacının markalarından tamamıyla farklı bir algı yaratıldığı, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.