Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4872 E. 2024/8034 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4872
Karar No
2024/8034
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/633 Esas, 2023/1115 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ...’un 01.05.2009 tarihinde müvekkilinden aldığı 100.000,00 euro borcun karşılığında 30.10.2009 vadeli aynı miktarlı bonoyu verdiğini, murisin sağlık durumu sebebiyle bonoyu ödeyemeyeceğini belirterek birkaç defa süre aldığını, bu arada vefat ettiğini, bononun takibe konulduğunu, mirasçıların itirazı üzerine İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptal edildiğini, tekrar takibe geçildiğini, davalıların itirazı ile takibin durduğunu, İcra Hukuk Mahkemesine sunulan raporda imzanın murise ait olduğunun tespit edildiğini, ancak neticede davanın reddedildiğini ileri sürerek temel ilişkiye dayalı dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla TTK’nın 732. maddesi uyarınca davalıların Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2015/909 E. sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptalini, takibin devamını, icra inkâr tazminatının tahsilini, itirazın iptali davasının sübut bulmaması halinde İİK’nın 67/4. maddesi uyarınca davanın genel hükümlere göre devamı ile takibe konu 100.000,00 euro bedelli bononun vadeden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsil zamanındaki en yüksek TL kuru üzerinden karşılığının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılmasını da istediğini, itirazın iptali davasının açıldığı tarihte dava şartı olan bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 30.10.2009 vadeli bono için sebepsiz zenginleşmeye dayalı davanın da 3 yıllık bono zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra bir yıl içinde açılmadığını, takibe dayanak bononun tanzim yerine ihtiva etmediğinden bono vasfını taşımadığını, davacının murise bir borç vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, somut olay ile bağlantılı ceza dosyasında düşme kararı verildiği, bu nedene hukuk mahkemesini bağlamadığı ancak maddi vakıaya ilişkin yapılan tespitin hukuk mahkemesinde dikkate alınması gerektiği, davalıların murisi ve davaya konu senedin borçlusu olan ...'un Alanya Metro Market arkasında yaptırdığı ... Konaklar isimli sitenin resmi izin ve ruhsat işlemleri sırasında bu bölgenin imara açılmasıyla ilgili olarak DSİ'den, "İmar plan çalışması yapılması kurumumuzca uygundur." şeklinde yazının alınması amacıyla DSİ Genel Müdürlüğünün 13. Bölge Müdürlüğünde müdür yardımcısı olarak görev yapan sanık ...'ün uyguladığı baskı sonucunda davaya konu senedin düzenlendiği hususunun ceza dosyasında tespit edildiği, davacı davaya konu senedin davalıya verilen ödünç para sebebiyle düzenlendiğini ileri sürmüş ise de ceza dosyasında tespit edilen maddi vakıadan senedin verilen bir borç için düzenlenmediğinin anlaşıldığı, TBK'nın 27. maddesi gereğince; kanunun emredici hükümlerine ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 27 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4872, K. 2024/8034, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4872-e-2024-8034-k-1dee14bf17dd