Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5269 E. 2026/5984 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5269
- Karar No
- 2026/5984
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1421 E., 2024/1999 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık müdafinin temyiz isteminin münhasıran vekâlet ücreti talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli ve 2020/1177 Esas, 2023/715 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53... inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetine karar verilmiştir.
B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 26.11.2024 tarihli ve 2023/1421 Esas, 2024/1999 sayılı kararı ile sanık ... ... hakkında İlk Derece Mahkemesince duruşma açılmaksızın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırarak 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası, 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli ve 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini baro tarafından atanan müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ve ikinci fıkrası gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2026 tarihinde karar verildi.