Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/8522 E. 2026/12258 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8522
- Karar No
- 2026/12258
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3218 E., 2022/3301 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilip 11.11.2022 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 16.11.2022 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak Dairemizin 22.01.2025 tarihli noksan ikmali kararı uyarınca mahallince sanığa gerekçeli temyiz dilekçesi sunması yönündeki 07.05.2025 tebliğ tarihli ihtara rağmen 5271 sayılı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II. Sanık ... Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
III. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, TCK'nın 143 maddesinin uygulanamayacağına, zararın netleştirilmediğine, zararın giderilmesi için yeterli süre verilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
IV. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığa şikâyetçinin zararını giderme imkanı tanınmadığına, sanığın kollukta alınan ifadesini kabul etmediğine, hırsızlık kastının bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılma gerekçesinin yeterli olmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında "...5275 sayılı Kanunun 108/3.maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına," şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "...5275 sayılı Kanunun 108/3.maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına," ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.