Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2106 E. 2026/8259 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2106
Karar No
2026/8259
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/344 E., 2025/713 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "eylemi gerçekleştiren kişinin kendisi olmadığına, olayın araştırılmasını talep ettiğine, tanıklarının dinlenmediğine, olay yerinde delil elde edilemediğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkiline isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, dosya kapsamında müvekkilinin suçu işlediğine dair yeterli, makul ve kesin deliller bulunmadığına, bu nedenle verilen kararın açıkça hukuk ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, müvekkilinin savunmalarının aksini gösterecek, olaya ilişkin kamera kaydı vb somut ve makul herhangi bir delil de elde edilemediğine, müvekkili hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2010 tarihli ve 2010/306 Esas, 2010/481 Karar sayılı ilâmında, birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2010 tarihli ve 2010/306 Esas, 2010/481 Karar sayılı ilâmındaki yağma suçundan verilen 10 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/2106, K. 2026/8259, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-2106-e-2026-8259-k-eff6b46f8f93