Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/477 E. 2026/7140 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/477
Karar No
2026/7140
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4148 E., 2025/2657 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/203 Esas, 2025/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17/10/2025 tarihli ve 2025/4148 Esas, 2025/2657 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçlamanın dayanağı olan ihbarın kimliği belirsiz bir ihbar olduğuna ve mahkemece usulsüz ihbara dayanılarak hüküm kurulduğuna, ele geçen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırında olduğuna, sanığın üzerinde ticareti düşündürecek yan unsurların bulunmadığına, yalnızca kişisel kullanım amacıyla bulundurduğu madde ve kullanma aparatının geçtiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, aramanın hukuka aykırı olduğuna, olay yerinde bulunan ...'un tanık olarak dinlenilmediğine, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm verildiğine, sanıkta ele geçen ..., esrar ve bonzai maddelerinin benzer etki gösterdiği konusunda uzman görüşü alınması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre hakkında uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin istihbari bilgi bulunan sanığın çantasında yapılan aramada ticari mahiyet ve çeşitlilikte uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ele geçen maddelerin satıma hazır halde fişeklenmiş olması, sanığın, kan ve idrar tahlillerinde tespiti yapılan uyuşturucu maddelerden farklı nevide uyuşturucuların da ele geçirilmiş olması, sanığın uyuşturucu madde sattığı yönündeki istihbari bilgi, sanığın kişisel kullanım sınırının çok üzerindeki maddeyi satıma hazır halde yanında taşıyor olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi de yine satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı yerine çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.10.2025 tarihli ve 2025/4148 Esas, 2025/2657 Karar Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi gözetilerek TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edildi)" ibarelerinin karar metninden çıkarılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı kanunun 106/3 maddesi gözetilerek TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin ihtarına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/477, K. 2026/7140, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-477-e-2026-7140-k-b522c1e83f4d