Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/6801 E. 2026/7471 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6801
Karar No
2026/7471
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3601 Esas, 2026/151 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Reyhanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2025 tarihli ve 2025/192 Esas ve 2025/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 63, 54/1, 54/4 maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.02.2026 tarihli ve 2025/3601 Esas, 2026/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğuna, ticaret kastının bulunmadığına, atılı suça ilişkin somut bir delil bulunmadığına, tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin somut bir delil bulunmadığı gibi atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, Mahkemesince verilen kararın bozularak şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'ın uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine 21.04.2025 tarihinde kolluk görevlilerince sanığın tespit edilen ikamet adresi ve çevresinde fiziki takibe başlanıldığı, bir süre sonra idaresinde bulunan motosiklet ile sanığın ikametinin önüne gelen kullanıcı tanık ...' nin, ikamet kapısı önünde bulunan sanık ile birbirlerine bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü ikametten ayrılan kullanıcı tanığın kesintisiz takip sonucu durdurularak suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda üzerinde bulunan captagon hapları teslim ettiği, bu gelişme üzerine sanığın ikamet adresinde gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen yazılı arama el koyma emrine istinaden yapılan aramada çok sayıda ve kullanım sınırı üzerinde captagon haplar ile sentetik ... maddesi ele geçirildiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kimlik tespit tutanağı, sanığın ikametinde uyuşturucu madde satışı yapıldığına ilişkin kollukça edinilen istihbari bilgi ile uyumlu fiziki takip ve olay tutanağı içeriği, arama, yakalama ve el koyma tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, ön inceleme ve tartı vezin tutanağı, Adli Tıp raporu, kriminal raporu, kullanıcı tanık ...nin soruşturma aşamasında bahse konu ikamet adresine giderek para karşılığında uyuşturucu madde temin ettiğine dair sıcağı sıcağına alınan beyanları ve usulüne uygun şekilde yapılan teşhiş işlemi, kovuşturma aşamasında dinlenilen tutanak mümzilerin beyanları, toksikoloji raporuna göre; sanığın biyolojik örneklerinde amfetamin tespit edilmemesi, sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile kullanıcı tanıktan ele geçirilen maddelerin aynı neviden oluşu, ele geçirilen maddelerin niteliği ve madde miktarlarının cinsine nispeten kullanım sınırı üzerinde olması karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 05.02.2026 tarihli ve 2025/3601 Esas, 2026/151 Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Reyhanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/6801, K. 2026/7471, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-6801-e-2026-7471-k-2a1dd6449eca