Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/4353 E. 2026/7353 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4353
- Karar No
- 2026/7353
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/88 E., 2015/303 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kamu kurumuna karşı sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları ancak Maliye Hazinesinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, sanık ...'in, hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Maliye Hazinesinin temyiz isteminin incelenmesinde Maliye Hazinesinin sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, ... adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde Resmi belgede sahtecilik suçuna konu belgelerden ... Noterliğinin 31.07.2008 tarihli ve...Noterliğinin 03.03.2009 tarihli araç satış sözleşmelerinin kanun hükmü gereği aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgeler olması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 204/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı TCK'nin 66/1-d ve 67/4. maddelerinde ön görülen 15 yıllık olağan ve/veya 22... aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği belirlenmiş; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6546 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında kamu kurumuna karşı sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde Sanığa yüklenen suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, 08.04.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320
sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık ...'in diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a ait olup 12.02.2008 tarihinde çalınan aracın motor ve şase numaralarında değişiklik yaptığı, 08.04.2008 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğünün bilişim sistemi olan Pol-net'e hukuka aykırı olarak girerek motor ve şase numarasında değişiklik yaptığı aracı sisteme ekleyip yeni tescil kaydı oluşturduğu ve tescil kaydına uygun ancak içeriği itibarıyla sahte olan trafik-tescil belgesini alarak üzerinde sahtecilik yapılan aracı, 03.03.2009 tarihinde katılana satmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği iddia ve kabul olunan olayda, sanığın katılan ile yüz yüze geldiği ve menfaat temininin bu yüz yüze görüşme sonrasında gerçekleştiği, bilişim sistemi üzerinden katılana yönelen herhangi bir hileli hareketin bulunmadığı ancak sanığın kamu kurumu niteliğindeki Emniyet Genel Müdürlüğünün maddi varlığı olan ve içeriği itibarıyla sahte olan trafik-tescil belgesini kullanarak haksız menfaat elde ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen eylemde, 5237 sayılı TCK'nin 158/1. maddesinin (f) bendinde düzenlenen nitelikli hâlin gerçekleşmediği, aynı maddenin (d) bendinde düzenlenen nitelikli hâlin gerçekleştiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, b. 5237 sayılı TCK'nin 53. Maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.