Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1348 E. 2026/6062 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1348
Karar No
2026/6062
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/162 E., 2025/282 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına

Yapılan ön inceleme neticesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanığın ve müdafinin yokluğunda verilen hüküm, sanık müdafine tebliğ edilmiş ve sanık müdafii tarafından süresinde temyiz isteminde bulunulmadığından sanık ...'in 18.02.2025 tarihli temyiz talebi talebi hakkında Bölge Adliye Mahkemesince 26.02.2025 tarihli ek karar ile temyiz talebinin yasal süresi içerisinde yapılmaması nedeni ile reddine karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafie yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek ve Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nin temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 18.02.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin inin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/124 Esas, 2024/752 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ... hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 158/3,43/1, 62, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6'şar yıl 6 'şar ay 3'er gün hapis ve 54.860'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye, sanık ... hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 158/3,43/1, 62, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 65.620 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.01.2025 tarihli ve 2025/162 Esas, 2025/282 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin, sair istinaf istemlerinin reddine, ancak; "...yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan"sanıklardan" ibaresinden sonra gelmek üzere, “eşit olarak” yazılmak ve hükümlerde, TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına dair paragrafta yer alan "...ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına.." ibarelerinin hükümlerden çıkartılarak yerine "... ve adli para cezasının ödenmemesi halinde 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3.maddesi uyarınca işlem yapılacağının ihtar edilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ile sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri ;sanıkların aleyhine her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve hukuka uygun elde edilmiş bir delil mevcut olmadığına, kararın eksik ve hatalı olduğuna, delillerin hukuka uygun olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hükmün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerine konu Yerel Mahkemenin uygulama hükümlerine, savunma ve ek savunma haklarının kısıtlandığına, masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığı gibi suç vasfının dahi yanlış belirlendiğine, mahkemenin usul ve yasaya aykırı mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/1348, K. 2026/6062, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-1348-e-2026-6062-k-53d40d0f7bc5