Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5619 E. 2026/6047 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5619
- Karar No
- 2026/6047
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1012 E., 2025/3331 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.01.2025 tarihli kararı ile duruşma açılmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarihli ve 2025/1012 Esas, 2025/3331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sabit olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.05.2018 tarih ve 2018/21911 Esas sayılı iddianamesi ile, suç tarihinde katılanın önceden tanıdığı sanığa İran Ülkesinde bulunan ........... isimli şahsa götürmesi için 139.000 Euro teslim ettiği, sanığın 139.000 Euro parayı teslim aldıktan sonra katılanın havale yapmasını istediği kişiden başka birine göndermek suretiyle parayı katılanın talimatı doğrultusunda istediği yere ulaştırmadığı ve kendi menfaati doğrultusunda kullandığı, bu şekilde güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği, sanığın savunmasında katılanın yakını olduğunu, İran' da annesinin adına kayıtlı bulunan iki adet evin tapusunu katılanın bankadan çekmiş olduğu kredi karşılığında bankaya ipotek olarak verildiğini, kredi borcunun katılan tarafından ödenecek olduğunu, ancak katılanın kredi borcunu ödememesi üzerine annesine banka tarafından evin satılacağı konusunda ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine katılanın 139.000 Euro tutarındaki bedelin ... Döviz isimli bir döviz firması aracılığı ile İran'daki hatırlamadığı bir şahsın hesabına gönderildiğini, euro cinsinden gönderilen bu paranın İran riyaline çevrilerek İran'da ......... ... Bankasında bulunan hesaba aktarıldığını, kendisinin de parayı bu bankadan çekerek annesinin evi nedeniyle kredi çekilen Bank .............. isimli bankaya parayı yatırdığını ve tapuları bankadan aldığını, katılan tarafından gönderilen paranın çekilen kredinin tamamına ilişkin olmadığını, sadece bir evin kredi borcunun kapatıldığını, diğer tapunun halen ipotekli olduğunu beyan etmiş ise de, yapılan incelemede katılan tarafından suça konu paranın 17.07.2017 tarihinde gönderildiği, suç tarihi itibariyle sanığın savunmasında belirttiği gecikmedeki krediyi hemen ödemediği gibi 30.08.2017 tarihli kıymet takdiri ile taşınmazların satışının yapılacağına dair ihtarnamenin tebliğinden iki ay sonra 13.09.2017 tarihinde yatırılması, katılan tarafından dosyaya ibraz edilen whatsapp yazışmalarının içeriği ve 14.07.20 17... .07.2017 tarihlerini kapsayan bu yazışmaların silinmeden durduğuna dair Mahkemenin gözlemi ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun sübut bulduğu, sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmemesi gerektiği, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet karanına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.